KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/9060 E., 2009/6180 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş)Mahkemesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı,2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı iken ölen eşinden dolayı 1.1.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... ....tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava davacının 2926 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı iken ölen eşinden dolayı,ölüm tarihini izleyen aybaşı olan 1.1.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tesbiti ile davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulü ile davacının 1.1.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 Sayılı Yasa’nın 41. maddesindeki 3 tam yıl sigorta primi ödeme koşulunu 04.10.2000 tarihli 619 Sayılı K.H.K. 5 yıla çıkarmış ise de, anılan bu K.H.K.’de Anayasa Mahkemesi’nin 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren 26.10.2000 tarihli iptal kararı ile yürürlükten kalkmıştır.
Ne var ki, 24.07.2003 tarihli 4956 Sayılı Yasa’nın 21.maddesi ile 1479 Sayılı Yasa’nın 41. maddesindeki ölüm aylığı bağlanabilmesi için gerekli sigorta primi ödeme süresi 5 yıla çıkarılmıştır. Yine aynı yasanın 57/b maddesinde ölüm aylığına ilişkin bu değişikliğin 619 Sayılı K.H.K.’nin yürürlükten kalkma tarihi olan 08.08.2001 tarihinden itibaren geçerli olacağı belirtilmiştir.
Ancak, 1479 Sayılı Yasa’nın 4956 Sayılı Yasa ile değişik 41.maddesinin (a) bendinin yürürlüğe giriş maddesi olan 4956 Sayılı Yasa’nın 57/b maddesinin iptali için 11.03.2004 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusunda bulunulmuş, Anayasa Mahkemesi’nin 23.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 24.06.2004 gün ve E:2004/18, K:2004/89 Sayılı Kararı ile 4956 Sayılı Yasa’nın 57. maddesinin (b) bendinin,
1479 Sayılı Yasa’nın 41. maddesinin birinci fıkrasının 4956 Sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile değiştirilen (a) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş bu karar 02.07.2005 tarih ve 5389 sayılı Yasa’nın 4.maddesi ile 4956 sayılı Yasa’nın 57.maddesinin (a) bendine “1479 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 19,” ibaresinden sonra gelmek üzere “21” ibaresi eklenmiş ve aynı Yasa’nın 5/b maddesi uyarınca 4.maddesinin 2.8.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
Somut olayda davacı murisinin 2926 sayılı Yasa'ya tabi ... sigortalısı olarak tescil edildiği 1.11.2004 tarihinden itibaren davacı beyanına göre ölüm tarihi olan 30.12.2007 tarihine kadar 3 yıl 2 ay sigortalı hizmetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Muris 30.12.2007 tarihinde öldüğüne göre miraşçının ölüm aylığı istemi 5 tam yıl prim ödeme koşuluna tabi olup 5 tam yıl primi ödenmiş sigortalılık süresi bulunmamaktadır.
Dosyadaki nüfus kayıtları ölüm tarihinden öncesine ait olduğundan öncelikle davacının murisine ait nüfus aile kayıt tablosu veya veraset ilamı getirilerek davacının hak sahibi olup olmadığı belirlendikten sonra,ölüm tarihi dikkate alınıp buna göre sigortalılık süresi açıkça tespit edilerek,davacının murisinin yasanın aradığı 5 yıllık süreyi tamamlayacak şekilde başka sigortalı çalışmalarının bulunup bulunmadığı ve askerlik borçlanması ile bu sürenin gerçekleşmesinin mümkün bulunması nazara alınıp,araştırma yapılarak gerektiğinde davacı tarafa askerlik borçlanması yapması için önel verilip ödemeyi takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilerek sonuca gidilmesi gerektiğinin düşünülmemesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/9060, K. 2009/6180, 4 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama