l-Davacıların temyiz talepleri yönünden;
Davacılar, murisleri....'un iş kazasında ölümü nedeni ile, yazılı maddi ve manevi zararlarının olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan kusurları oranında tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, davacıların maddi tazminat taleplerinin Kurum gelirleri ile karşılandığından reddine, manevi tazminatları ise kısmen hüküm altına alınarak l0.8.l999 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile "davalılardan tahsiline" şeklinde hüküm kurulmuş, verilen bu hüküm davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş ancak davalı Hakan Bahçetepe l5.4.2008 tarihinde vermiş olduğu dilekçesi ile, tahsilde davalıların kusur oranının belirtilmemiş olmasının maddi hataya dayalı olduğundan bu hususun düzeltilmesi talebinde bulunması,
mahkemece 21.04.2008 tarihli "tavzih" kararı ile hüküm altına alınan manevi tazminatların "davalılardan kusurları oranında" tahsili ile davacılara verilmesi şeklinde kararda düzeltme yapılmıştır. Bu karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Görüldüğü üzere davacılar vekilinin temyizi yerel mahkemenin 2l.04.2008 tarihli tavzih kararına yöneliktir.
Hükümlerin tavzihi, HUMK'nun 455.maddesinde düzenlenmiş olup, "Hüküm müphem ve gayri vazıh olur veya mütanakız fıkraları ihtiva ederse icrasına kadar iki taraftan her biri iphamın tavzihini ve terakızun ref'ini isteyebilir" hükmünü içermektedir. Yine aynı yasa'nın 389-390 maddelerine göre hakim hükmü vermekle o davadan elini çekmiş olur ve yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen hükmü hiçbir biçimde değiştiremez.
Hükümlerin tavzihi bu kuralın dışında değildir. Hakim elini çektiği hükmü sadece tavzih edebilir. Tavzih gerekçesiyle verilen hüküm fıkrasında değişiklik yapamaz ve daha önce verilen kararın dışına çıkılacak biçimdek, taraflardan birinin sorumluluğunu azaltamaz veya artıramaz.
Yerel mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminatların "davalılardan tahsiline" ilişkin bölümünün tavzih yolu ile "davalıların kusurları oranında tahsiline" ilişkin tavzih kararı, hükmün değiştirilmesi niteliğinde olup tavzih niteliğinde olmadığından 2l.04.2008 tarihli tavzih kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalıların, mahkemenin 22.ll.2007 tarihli asıl hükmün ilişkin temyiz itirazlarına gelince,
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, temyiz nedenleri ve kapsamına göre, davalıların yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine 23.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.