KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/10004 E., 2010/10370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan davacı işçinin maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece isteminin kabulü ile; 31.846,87 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa 17.02.2009 günlü oturumda tefhim edilen kısa kararda isteminin kabulü ile. 31.846,87 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine denilmiş olmasına karşın, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında isteminin kabulü ile.
31.846,87 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine denilerek, hükmedilen tazminatın davalıdan mı yoksa davalılardan mı tahsil edileceği konusunda kısa karar ile, gerekçeli kararın aykırı olduğu, zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır.
Bu durumda, gerekçeli kararın hüküm fıkrası ile tefhim edilen kısa karar arasındaki bu çelişkinin giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazların kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/10004, K. 2010/10370, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama