KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/12347 E., 2010/11689 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminat ile tedavi giderlerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı ile davalılardan... A.Ş., İzmir Büyükşehpir Bel. Eshot Genel Müdürlüğü vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı, iş kazası sonucu uğradığı iş göremezlik nedeni ile maddi ve manevi zararlarının tazmini ile 3.544-TL sağlık(tedavi) giderlerinin davalılardan tahsilini istemiştir. Mahkemece iş kazası nedeniyle yapılan sağlık harcamalarının da kısmen kabulü ile davalılardan tahsiline dair hüküm kurulmuş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasasının 15. maddesinde işvereni :iş kazası geçiren sigortalıya karşı işe Kurumca el konuluncaya kadar sağlık yardımlarını yapma ve vizite kağıdı düzenleme dışında bir yükümlülüğü hükme bağlamamıştır. Aksine sözü edilen Yasa’nın 14/3. maddesi iş kazasının oluşumundan itibaren her türlü sağlık yardımları ile Kurumun sorumlu olduğunu kabul etmiştir.
(5510 sayılı Yasanın 63. maddesi…) sözü edilen Yasa’nın iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolunun getiriliş amacı ve nedeni: sigortalıların belirtilen türde bir zararla karşılaşmaları halinde onları doğrudan koruma altına alma ve kendilerine sağlık yardımı yapacak kuruluşu belirtilmektir. Bu halde , bir iş kazası nedeniyle sigortalının başvuracağı mercii kendisini bu yönden güvenceye alan, Kurum ve onların sağlık kuruluşlarıdır.
İşveren, bu tür zararlandırıcı olayların meydana gelmesi durumlarında, artık sigortalısına karşı muhatap olmaktan çıkar, Kurum doğrudan devreye girer. Esasen işveren de belirtilen sigorta kolu nedeniyle Yasanın belirlediği orandan prim ödemek ve ayrıca koşulları varsa, kurumun yaptığı harcamaları kuruma geri vermekle sorumlu tutulmuştur.
Bu nedenle, gerek sigortalı gerekse işveren iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolundan birbirlerine karşı değil, doğrudan Kuruma karşı sorumludurlar. Bu nedenlerle, davalı işverenlerin tedavi (sağlık) giderlerinden sorumlu tutulmasıisabetsiz olmuştur.
Öte yandan karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesi gereğince “müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, red sebebi ortak olan davalılar yararına tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, red nedeni aynı olan davalılar yararına ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/12347, K. 2010/11689, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama