KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/12979 E., 2010/3507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 42.383,84 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.03.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile karşı taraf vekili Avukat ... ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 28.02.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 21 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kabulüne , manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde taraf avukatlarınca temyiz edilmiştir.
Mahkemece maddi tazminatın belirlenmesinde ve manevi tazminatın takdirinde isabetsizlik yoktur. Ancak davanın kısmen kabul kısmen reddi nedeniyle yargılama giderlerinin belirlenmesinde yanılgıya düşüldüğü görülmektedir.
Yerel mahkemece davanın kısmen kabulü ve reddi nedeniyle yargılama giderleri hüküm altına alınırken “ kabul ve red oranları göz önünde tutularak davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyenin üzerinde bırakılmasına” karar verilmiştir.
HUMK’nun 388/son maddesine göre “Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Mahkemece davalıdan tahsiline karar verilen yargılama gideri miktarının hüküm fıkrasında açıkça yazılmamak suretiyle yargılama giderlerine ilişkin hükmünün infazda tereddüt yaratır biçimde kurulduğu açıktır.
Mahkemece HUMK’nun 388/son maddesine aykırı karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/12979, K. 2010/3507, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama