İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/13070 K.2010/9961

Davacı, 3201 sayılı Yasaya göre yaptığı borçlanmanın geçerli olduğunun tespiti ile 1.12.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün…

Esas2009/13070Karar2010/9961Tarih14 Ekim 2010Okuma5 dk · 968 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/13070 E., 2010/9961 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ekim 2010
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

968 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı, 3201 sayılı Yasaya göre yaptığı borçlanmanın geçerli olduğunun tespiti ile 1.12.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Davacı, yurtdışında (Almanya'da) geçen hizmetlerine ilişkin 3201 sayılı Yasaya göre Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen Sosyal Sigortalar Kurumuna yaptığı borçlanmanın geçerli olduğunun ve 01.12.2006 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 3201 sayılı Yasaya göre yaptığı borçlanmanın geçerli sayılmasına,davacıya 01.12.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 506 sayılı Yasa hükümlerine göre yaşlılık aylığı bağlanmasına, aksine Kurum işlemlerinin iptaline,karar verilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 05.05.2005 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen Sosyal Sigortalar Kurumu İhtiyarlık Şube Müdürlüğüne 3201 sayılı Yasa’ya göre borçlanma talebinde bulunduğu,Kurumca 07/05/1965 05/01/1994 tarihleri arasındaki 3600 günlük hizmetini 3201 sayılı yasaya göre borçlandırıldığı,davacının 12.600.00 Amerikan Dolarını 27/11/2006 tarihinde ödediği,davacının 27.11.2006 tarihli tahsis talebi üzerine davalı Kurumca,

davacı son olarak Emekli Sandığına tabi çalıştığı ve davacıya Emekli Sandığınca Türk-Alman sözleşmesine dayanılarak kısmi aylık bağlandığı gerekçesiyle 3201 sayılı Yasaya göre yapılan borçlanma işlemlerinin iptal edildiği,tahsis talebinin reddedildiği, borçlanma belgelerinin Emekli Sandığına gönderildiği,Emekli Sandığınca, davacının borçlanma talebini açıklayarak borçlanma yapabileceğinin bildirildiği, 506 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı olarak 23/03/961 15/03/1962 tarihleri arasında 170 gün, 5434 sayılı Yasaya tabi olarak 01/04/1962 30/04/1965 tarihleri arasında 3 yıl 1 ay hizmetinin bulunduğu,

07/05/1965-21.04.2005 tarihleri arasında yurtdışında çalıştığı, Emekli Sandığınca ,3 yıl 1 ay emekli sandığı hizmeti+30 yıl 7 ay yurtdışı hizmeti+5 ay 20 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi hizmetleri toplamı 34 yıl 1 ay 20 gün üzerinden Türkiye –Almanya sözleşmesine göre 01.03.2003 tarihinden itibaren kısmi aylık (sözleşme aylığı) bağlandığı anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan,davacının borçlanma talebinde bulunduğu 05.05.2005 tarihinde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yasa'nın 4958 sayılı Yasa'nın 56. maddesi ile değişik 3. maddesinin 2. bendine göre, “Türkiye ye döndükten sonra yurtdışında geçen hizmetlerini borçlanmak isteyenler;a) Herhangibir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayanlar,

sosyal sigortalar kurumuna,b-Müracaat tarihinde çalışmakta olanlar tabi oldukları sosyal güvenlik kurumuna,c-Başvuru tarihinde herhangibir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmamakla birlikte yurda dönüş tarihinden sonraki çalışmalarından dolayı son defa tabi oldukları sosyal güvenlik kurumuna,d-Hizmetlerinden bir kısmı yurt dışında iken borçlananlardan kalan hizmetlerini yurda dönüş yaptıktan sonra borçlanmak isteyenler ilk borçlanmayı yapan sosyal güvenlik kurumuna,e-Ev kadınları ...'a, yazılı olarak müracaat etmek suretiyle borçlanabilirler.

5754 sayılı Yasa'nın 79. maddesi ile 3201 sayılı Yasa'nın 3. maddesi 08.05.2008 tarihinden itibaren değişmiş ve 3201 sayılı Yasa'nın 1. maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk Vatandaşı olan hak sahipleri sigortalının Türkiye'de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması yoksa Sosyal Güvenlik Kurumuna, Türkiye'de çalışması varsa en son tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu yasa ile getirilen haklardan yararlanacağı, sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanların borçlanma işlemlerinin aylık aldıkları sosyal güvenlik kuruluşunca yapılacağı hükmü öngörülmüştür.

Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1997/10-588-857, 1998/10-645 1999-237 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, yurda kesin dönüş yapmaktan söz edebilmek için yurt dışında çalışan Türk Vatandaşlarının çalışma hayatına yönelik tüm ilişkilerini gerek çalıştığı işyerleri ve gerekse ilgili olduğu tüm sosyal güvenlik kuruluşları yönünden sona erdirmesidir.

Uyuşmazlığın çözümünde, yukarıdaki madde hükmünde geçen “Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanlar” ibaresine kimlerin gireceğinin belirtilmesi gerekir.

Öncelikle, somut uyuşmazlığın çözümü bakımından “tabi olmak” kavramının açıklanmasında yarar vardır:

Kişi, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna prim, kesenek veya karşılık ödemiş ise o kuruluşa “tabi” sayılır. Bunun karşıt anlamından, kişinin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna prim, kesenek veya karşılık ödememiş olması halinde, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayacağı sonucu ortaya çıkar.

Öyleyse, bir kimse, yurt dışına çıkmadan veya borçlanma isteminden önce hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi değilse, Sosyal Sigortalar Kurumuna başvurmalıdır. Borçlanacak kimse yurt dışına çıkmadan veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ...'lu ya da Emekli Sandığı iştirakçisi ise borçlanmak için bu kuruluşlardan birisine başvurmalıdır. Yurda döndükten sonra ... sigortalısı olmuşsa ...'a borçlanabilir (m.3/a).

Diğer taraftan, ilgili kişi, yurt dışına çıkmadan önce SSK.'ya, ne kadar olursa olsun prim ödemişse, dönüşte ancak SSK.'ya başvurabilir. ...'a prim, Emekli Sandığına kesenek ödemiş ise, borçlanma isteminin bu kuruluşlara iletilmesi gerekir. Dolayısıyla prim, kesenek ve karşılığın yurt dışına çıkmadan önce ödenmesi ile kesin dönüşten sonra ödenmesi arasında bir fark yoktur (Aslanköylü, ...:Sosyal Sigortalar Kanunu Yorumu, ... 2003, sahife:1269).

“Tabi olmak” kavramının somut uyuşmazlığın çözümü bakımından yapılan değerlendirilmesi sonucunda; 3201 Sayılı Yasa'nın 3.maddesi 2. bendinin (a) fıkrasında yer alan “Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanlar” ibaresini; “Yurt dışına çıkmadan önce de herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanlar” şeklinde anlamak gerekir.Hukuk Genel Kurulunun 2010/21-534 E, 2010/591 K nolu,10.11.2010 tarihli kararında da bu yön belirtilmiştir.

Somut olayda, davacı 05.05.2005 tarihinde yurda döndüğünü beyan ederek 3201 sayılı Yasaya göre borçlanma talep etmiş ise de davacının borçlanma talep ettiği tarihte Türkiye'ye kesin dönüş yapıp yapmadığı araştırılmadan,davacıya borçlanma tarihinden önce Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen Emekli Sandığınca kısmi aylık (sözleşme aylığı) bağlanmış olması karşısında, 3201 sayılı Yasa’ya göre Emekli Sandığından borçlanma talep edebileceği düşünülmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.

Yapılacak iş, davacının borçlanma talep tarihinde yurda kesin dönüş yapıp yapmadığının tesbiti yönünden, Emniyet Genel Müdürlüğünden yurda giriş ve çıkış tarihlerini sormak, davacının pasaportunu inceleyerek yurt içinde ve yurtdışında bulunduğu tarihleri belirlemek, Sosyal Güvenlik Kurumu Yurtdışı İşçi Hizmetleri Genel Müdürlüğünden 2005-2006 yıllarına ait davacının yurtdışı çalışmaları, issizlik yardımı vs. ile ilgili yurtdışı şahsi sicil dosyası ve TR4 belgesini getirtmek,yurda kesin dönüş yaptığının tesbiti halinde,davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen Emekli Sandığınca kısmi aylık (sözleşme aylığı) bağlanmış olması nedeniyle 3201 sayılı Yasa’ya göre Emekli Sandığından borçlanma talep edebileceğine karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/13070, K. 2010/9961, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/13070
Karar No
2010/9961
Tarih
14 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/13071 K.2010/9962
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/13072 K.2010/9582
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/13073 K.2010/9963
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/13074 K.2010/9578
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/13075 K.2010/9964
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/13076 K.2010/14069

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.