KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/13182 E., 2010/9745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin 1.4.2001- 1.2.2003 tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun ve ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde konusu kalmadığından davanın reddine karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava sigortalının ölümü nedeniyle davacı eşin ölüm aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece dava açıldıktan sonra Kurumun davacıya ölüm aylığı bağladığından bahisle konusu kalmayan davanın reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın konusuz kalması halinde mahkemenin, yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit edip, o tarafı yargılama giderlerine (bu arada vekâlet ücretine de) mahkûm etmesi gerekir. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir. (Bkz. Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, c. 111, İst. 2001, sh. 303 vd.). Mahkemece davanın açılmasına neden olan Kurumun yargılama giderlerine bu arada avukatlık ücretine mahkum edilmesi yerindedir. Ancak davanın konusuz kalması halinde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek gerekirken yazılı şekilde konusu kalmayan davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/13182, K. 2010/9745, 12 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama