KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/13829 E., 2009/13883 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacılar ile davalılardan ... İnş. AŞ. vekillerince süresinde ihbar olunan vekilince de süresi dışında temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-İhbar olunan ... Oyak Sigorta A.Ş.’nin temyizi yönünden;
Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Ayrıca, iş mahkemesince verilen kararların katılma yoluyla temyizine ilişkin yasada bir hükümde bulunmamaktadır.
Öte yandan ihbar olunan kişi ile ilgili hüküm kurulmadığından davaya fer'i müdahale talebinde bulunup fer'i müdahil olarak katılmamış ise kararı temyiz de edemez.
Olayda hüküm 13.07.2009 tarihinde temyiz eden ihbar olunan ... Oyak Sigorta A.Ş.’nin vekilinin yüzüne karşı tefhim edilmiş, temyiz ise 14.09.2009 tarihinde vukubulmuştur. Bu durumda, davada 8 günlük temyiz süresi de geçmiştir.
O halde, 1.6.l990 Tarih ve l989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da gözönünde tutularak ihbar olunan Sigorta şirketi vekilinin temyiz dilekçesinin reddi cihetine gitmek gerekmiştir.
2-Davacı ve davalı ... İnşaat A.Ş. temyizi yönünden;
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının tüm,davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Dava, iş kazası sonucu hayatını kaybeden sigortalının hak sahibi olan davacıların maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın ... Köklü Ltd.Şti. ve Tim Temel İnşaat Limited Şirketi...ve ... yönünden reddine,Davacılar...,..., ve ...hakkında verilen hüküm Yargıtay’ca onandığından bu davacılar açısından yeniden karar tesisine yer olmadığına, Davacı anne ..... için 25.000.00TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İnşaat A.Ş.’den alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı anne Müyesser Gençer yararına 20.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 25.000.00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/13829, K. 2009/13883, 27 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama