İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/13842 K.2010/10360

Davacı, davalı işveren enzdinde 1.7.1989-31.8.1999 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz…

Esas2009/13842Karar2010/10360Tarih25 Ekim 2010Okuma3 dk · 651 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/13842 E., 2010/10360 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ekim 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

651 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Davacı, davalı işveren enzdinde 1.7.1989-31.8.1999 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince;

Davacı, davalı şirkete ait işyerinde 01.07.1989-31.08.1999 . tarihleri arasında geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, hak düşürücü sürenin dolması nedeni ile istemin reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı adına tescilli işyerinde 10.10.1987 , 01.07.1989 ve 1.4.1990 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgelerinin verildiği, davacının davalı işyerinde 01.07.1989-25.09.1989 ve 01.04.1990-03.06.1991 tarihleri arasındaki çalışmalarının ayda 30 günden az olacak şekilde kısmen bildirildiği, 1990 yılı 9,11 aylarına ilişkin ücret bordrolarında davacının imzası bulunduğu giriş bildirgelerindeki imzaların davacı tarafından kabul edildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlığın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 79/10 maddesidir. Anılan maddede yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen sigortalıların çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür.

Madde de belirtildiği üzere; yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda, işe giriş ve işten çıkış tarihleri arasındaki bildirim dışı süreler yönünden 5 yıllık hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği, sadece işten çıkış ve yeniden işe giriş tarihleri arasındaki süreler yönünden hak düşürücü sürenin geçip geçmediği konusunda araştırma yapılması gerektiği, birden fazla işe giriş bildirgesi verilmesi halinde ise çıkış yok ise ilk işe giriş bildirgesi ile son işe giriş bildirgesinin verildiği tarihler arasında geçen çalışmaların hak düşürücü süreye uğramayacağı,

çıkış var ise hak düşürücü sürenin her kesim çalışma için ayrı ayrı hesaplanacağı, çıkış tarihinden sonra işçinin aynı iş yerinde çalışmasını sürdürmesi veya hak düşürücü süre içersinde tekrar aynı iş yerine girerek çalışmasının hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağıdır. Bu nedenle işe giriş ve çıkış tarihleri arasındaki kısmi bildirimin aksine eşdeğer belgelerle ısbat edilebileceği kabul edilmelidir.

Bu gibi durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003-2143 E,2003/97 K Sayılı 26.02.2003 günlü kararında da vurgulanmıştır.

Somut olaya gelince; davacının davalı işverene ait işyerinden 10.10.1987, 1.7.1989 ve 1.4.1990 tarihli 3 adet işe giriş bildirgesi verildiği, 01.07.1989-25.09.1989 ve 01.04.1990-03.06.1991 tarihleri arasındaki çalışmalarının ayda 30 günden az olacak şekilde kısmen bildirildiği görülmektedir. Işveren tarafından 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine göre yönetmelikle belirtilen belgelerden olan giriş bildirgelerinin verilmiş olduğu anlaşıldığından ihtilaf konusu dönemde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği açıktır. Bu nedenle dinlenen bordro tanıklarından ...’ın sadece 1992/3 dönemden itibaren bildirimi bulunduğu anlaşıldığından dinlenen tanıklar ihtilaf konusu dönemin tamamında çalışması bulunan bordro tanığı ya da kayıtlara geçmiş komşu iş yeri sahibi yada çalışanı değildir.

Bu durumda yapılacak iş, uyuşmazlık konusu dönem olan 1989-1999 yıllarının tamamına ilişkin iş yeri dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar arasından ihtilaflı dönemin tamamında adı geçenler arasından re’sen tesbit edilecek tanıkların bilgilerine başvurmak, bordro tanıklarının adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, zabıta, maliye ve meslek odası aracılığı veya muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının;

yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve imzalı ücret bordroları da değerlendirilerek gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir..

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/13842, K. 2010/10360, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/13842
Karar No
2010/10360
Tarih
25 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/13843 K.2010/13850
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/13843 K.2010/15554
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/13846 K.2010/10503
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/13847 K.2010/10690
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/13848 K.2010/9943
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/13849 K.2010/10267

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.