İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/13980 K.2010/10524

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.3.1983- 10.6.1991 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi…

Esas2009/13980Karar2010/10524Tarih26 Ekim 2010Okuma4 dk · 742 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/13980 E., 2010/10524 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ekim 2010
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

742 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.3.1983- 10.6.1991 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Dava, davacının davalı işverene ait (22888) nolu işyerinde 1.3.1983 tarihi ile 10.6.1991 tarihleri arasında geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti ile başka işyerinde geçen 21.3.1984-9.4.1984 tarihleri arasındaki çalışmanın dışlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalı işverene ait işyerinde 1.3.1983-10.6.1991 tarihleri arasında sigortalı çalıştığının tesbitine, diğer hizmetleriyle birleştirilmesine, sigortalı gösterilen kısımların dışlanmasına karar verilmiş ise de; varılan bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işverence davacının (22888) sicil nolu iş yerinde 1.4.1983 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesi verildiği, aynı işyerinden 20.12.1985, 2.1.1988, 10.1.1989 ve 1.9.1990 tarihlerinde de tekrar işe giriş bildirgelerinin verildiği, dava dışı (2723) sigorta nolu işyerinden 21.3.1984 tarihinde işe giriş bildirgesinin verildiği, davacı asilin 1.4.1983 tarihli bildirgedeki imzayı kabul etmediği, imza incelemesi sonucunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince 21.3.1984, 1.9.1990 ve 20.12.1985 tarihli işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olmadığının tespit edildiği,

davalı işyerinden 1.3.1983 tarihinde girişle 1983/1,2,3. dönemde 125 gün, arada başka (2723 sigorta nolu) işyerinden 21.3.1984-9.4.1984 tarihleri arasında 12 gün, davalı işyerinden 1984/1,2,3. dönemde 178 gün, 1985/1. dönemde 20 gün, 3. dönemde 10 gün, 1986/1. dönemde 30 gün, 1988/1. dönemde 40 gün, 1989/1. dönemde 32 gün, 1990/3. dönemde 60 gün, 1991/1,2. dönemde 52 günbildirimde bulunulduğu, işyerinin 19.10.1977-8.12.1992 tarihleri arasında kapsamda bulunduğu,

davalı işyerinden 1983 yılından itibaren dönem bordrolarının düzenlenip kuruma verildiği ve davacının hizmet cetvelindeki çalışmalarının geçtiği, işverence ücret bordrosunun sunulmadığı ve mahkemece de işverenden istenmediği, İl Emniyet müdürlüğü ahlak bürosunca, tespiti istenen 1.3.1983-10.6.1991 tarihleri arası dönem açıkça belirtilmeksizin sadece “şahsın ismine rastlanılmadığı” şeklinde cevabi yazı gönderilip, 5259 sayılı Yasanın 2. maddesine göre de umuma açık istirahat ve eğlence yerlerine ilişkin ruhsatlarla ilgili dosyaların alt Belediye başkanlıklarına teslim edildiğinin belirtildiği,

Akdeniz Belediyesi zabıta müdürlüğünce de bu konudaki yazıya, davalı işyerinin açık adresinin bildirilmediğinden cevap verilmediği anlaşılmaktadır.

Gerçekten, davacının işyerindeki çalışmaları 1.4.1983 tarihli davacının imzasını taşıyan işe giriş bildirgesi ile Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak primleri ödenmiştir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.

Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır.

Gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan tanıklar davacı ile birlikte davalı işyerinde 1983-1991 yılları arası dönem bordrolarında çalışmaları olup, davacının pavyon işyerinde bu dönemde kesintisiz garsonluk yaptığını belirtmeleri karşısında, davacının tespiti istenen dönem içerisinde çalıştığı, ancak mahkemece resen araştırılmayıp davalı işverence de dosyaya ibraz edilmeyen olması muhtemel ücret bordrolarında imzası olan aylara ilişkin olarak,

imzalı çalışmanın işin o işyerinde kesintili geçtiğine karine olması ve bu yasal karinenin aksinin sabit olmaması nedeniyle bu dönemlerin reddedilmesi gerekeceğinden, resen ücret bordrolarının araştırılmaması, öte yandan pavyon işyerinde çalışanların Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğünde kayıtlarının tutulması ve izinli çalışmaları gerekeceğinden bu konuda Emniyet Müdürlüğü ahlak bürosunun yetersiz cevabıyla yetinilip sonuca gidilmiş olması isabetsiz olmuştur.

Yapılacak iş, pavyon işyerinde çalışanların Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğünde kayıtlarının tutulması ve izinli çalışmaları gerekeceğinden ilgili müdürlükten açıkça tespiti istenen 1.3.1983-10.6.1991 tarihleri arası dönemler arasında davacının kaydının bulunup bulunmadığını işyerinin açık adresi belirtilerek Emniyet ve Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürlüğünden araştırıp denetlemek, ve yine tespiti istenen dönemlerde davalı işverenden varsa imzalı ücret bordrolarını istemek, davacının imzası olanlar saptanarak,

imzasını içeren ve bordrolara geçmiş sürelerdeki aylar yönünden eksik sürelerle ilgili olarak istemi reddetmek, imzalı olmayan bordrolardaki süreler yönünden ise, işverence SGK’ya verilen dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar ile çalışma sabit olmakla bu süreler yönünden tespit isteminin kabulüne karar vermek ve de kuruma bildirilmiş süreler yönünden ise tespitinde hukuki bir yarar bulunmadığından bildirilen bu süreler yönünden istemin hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/13980, K. 2010/10524, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/13980
Karar No
2010/10524
Tarih
26 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/13982 K.2010/10502
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/13983 K.2010/10925
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/13984 K.2010/15893
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/13984 K.2010/10521
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/13985 K.2010/10135
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/13986 K.2010/15903

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.