KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/14096 E., 2010/10415 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 25.8.1993- 4.7.2005 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Davacı davalı işyerinde 25.8.1993-4.7.2005 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını ileri sürerek Kuruma bildirilmeyen eksik sürelerin tespitiyle işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili isteminde bulunmuştur Mahkemece çalışmanın kesintili olduğu gerekçesiyle hizmet tespiti isteminin reddine, işçilik alacakları isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına davalı işyerinden 1.9.1999, 1.9.2000 ve 1.12.2001 tarihli işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği, Adli Tıp Kurumunca yapılan incelemede bu işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacının eli ürünü olduğunun belirlendiği, işyerinin 14.7.1986 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı hizmet cetveline göre 1.9.1999-14.11.1999, 2.9.2000-2003/3 dönem, 1.2.2002-30.4.2005 tarihleri arasındaki çalışmalarının davalı işyerinden Kuruma bildirildiği, davacıya trafik idaresince verilmiş 1993-1994, 1997-1998, 1999-2000 yılları arasındaki çalışma dönemlerine ait Şoför Çalışma Karnelerinin bulunduğu,
davacı tarafından fotokopileri sunulan tarih ve davalı işverene ait olduğu bilgisini içermeyen sefer belgeleriyle başka şehirlere taşımacılık işi yapıldığının belirtildiği anlaşılmaktadır
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.
Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş
çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır Somut olayda mahkemece tarafların bildirdiği tanıkların beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden ve kesintisiz çalışma iddiasına karşı işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olduğu gerekçesine dayalı olarak sonuca gidilmesi gidilmesi hatalı olmuştur
Yapılacak iş, davalı işyerinin dönem bordrolarına göre işyerinde uyuşmazlık döneminde tüm yıl çalışma yapıldığının anlaşılmasına göre öncelikle davacının davalı işyerinde şoför olarak sefere çıktığı süreler dışında bir iş yapıp yağmadığı saptanarak davalı ve davacının tanıklarının beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi, uymazlık dönemindeki çalışma olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği ve çalışma şekli hakkında , davalı işyerinin defter ve kayıtları incelenerek, davalının sunduğu tarihsiz sefer belgelerindeki şehirlere işyerince bir taşıma işi yapılıp yapılmadığı,
yapılmış ise tarihleri ve seferde kullanılan araç ve şoförü hakkındaki bilgilerin belirlenmesi varsa işyerinde tutulan puantaj kayıtları getirtilmesi, işyerinde işçilere ne şekilde ücret ödendiği belirlendikten sonra davacıya varsa yapılan ödemelere ait kayıtların temini sağlandıktan sonra uyuşmazlık dönemindeki çalışma konusunda bilgisi olabilecek bordro tanıklarının özellikle işyerinde şoför olarak çalışan diğer işçilerin resen belirlenerek beyanlarına başvurulması,
bordro tanıklarının beyanlarının yetersiz olması durumunda davanın kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınarak araştırmanın genişletilip uyuşmazlık döneminde çalışması bulunan komşu işyeri işveren ve bu işverenleri tarafından çalışmaları Kuruma bildirilen kimseler zabıta marifetiyle belirlenip beyanlarına başvurularak, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/14096, K. 2010/10415, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama