KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/15145 E., 2011/322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, iş kazası sonucu ölüm halinde hak sahiplerinin uğramış olduğu manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacıların eşi ve babaları sigortalı ...’ın öldüğü iş kazasında, sigortalının kusuru olmadığı, davalı işverenin %40 oranında kusurlu olduğu ve %60 oranında kaçınılmazlığın bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş ... yararına 40.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 70.000,00.-TL’sına hükmedilmesi ve davacı çocuklar ..., ... ve Serdar Arsan'ın her biri için ayrı ayrı 30.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken her biri için ayrı ayrı 70.000,00.-TL'sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
KARŞI OY
Davacılar, murislerinin ölümü nedeniyle ayrı ayrı tazminat davası açma imkanı varken diğer bir ifade ile davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olduğu halde birlikte tek bir dava açılmış ve sadece bir tane başvurma harcı yatırılmıştır.
Davacı vekili tek bir dosya için mesai harcamış, tek bir dosya üzerinden yargılama yapılmıştır.
3.12.2010 tarih ve 27774 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3.maddesinin 2.fıkrası "Müteselsil sorumlulukta dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi halinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmünü getirmiştir.
Bu maddenin mefhumu muhalifinden dava sebebi tek ise avukatlık ücretinin de müddeabih üzerinden tek olacağı sonucu çıkar. Aynı Ücret Tarifesinin 8'nci maddesinde de hangi hallerde ayrı ayrı avukatlık ücreti takdir olunacağı belirtilmiştir.
Dava tektir. Başvurma Harcı tektir. Bu durumda her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretinin takdiri usul ve yasaya aykırıdır. Yerel mahkeme ilamının bu kısım yönünden de düzeltilerek onanması görüşünde olduğumuzdan davalılara takdir edilen vekalet ücreti yönünden Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmadığımızı arz ederim.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/15145, K. 2011/322, 21 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama