KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/15206 E., 2010/12660 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 1.3.2003 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının eksik ödendiği gerekçesiyle aylık miktarının tesbitiyle, eksik ödenen aylık farklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacıya 01.03.2003 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının eksik ödendiği iddiasına dayalı olarak ödenmesi gereken aylık miktarının tespiti ile eksik ödenen yaşlılık aylığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, Kurum işleminin yerinde olduğuna dair yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanun'un 4447 sayılı kanunla değişik 36. 50., geçici 11., 12. maddeleridir.
1479 sayılı Kanun'un, 4447 sayılı Kanun'la değişik 36. maddesi 1.1.2000 tarihinden sonra sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığını, 4447 sayılı Kanun'la getirilen geçici 11. maddesinde ise 1.1.2000 tarihinden önce sigortalı olup da 1.1.2000 tarihinden sonra sigortalılığı devam eden sigortalılara bağlanacak yaşlılık aylığının koşulları düzenlenmiştir. Adı geçen geçici 11. maddede
"Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığı;
a) Sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağının aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosundaki değer üzerinden, bu kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı ile,
b) Sigortalının, bu kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bu basamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak, aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir basamakları üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamasının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınmak suretiyle bu kanunun 36. maddesinin 2. fıkrasına göre bulunacak aylık bağlama oranı üzerinden hesaplanan aylığın, bu kanunun yürürlük tarihinden sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarın toplamıdır.
Bu şekilde hesaplanan aylık, bu kanunun 36. maddesinin 3. fıkrasına göre artırılır.
2. fıkraya göre bağlanacak aylık, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağı üzerinden bu kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları endeksindeki değişim oranı kadar artırılmış tutarından az olamaz." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya, 1479 sayılı Yasa'nın geçici 11. maddesi uyarınca bağlanan yaşlılık aylığının davalı Kurumca doğru olarak hesaplanıp hesaplanmadığı konusunda bir inceleme yapılmadığı görülmektedir. Anılan rapor yetersiz olup, denetime elverişli değildir.
Yapılacak iş, konusunda uzman üç kişilik bir bilirkişi heyeti teşekkül ettirilerek, yukarıda yapılan açıklamaların ışığı altında 1479 sayılı Kanun'a 4447 sayılı Yasa'yla getirilen geçici 11. maddesi ilkeleri doğrultusunda 1.1.2000 öncesi ve sonrasına ilişkin a ve b aylıklarının denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak hesaplattırılmak, yine 1479 sayılı Kanun'da yapılan düzenlemelerle yaşlılık aylığı bağlanmasında en son 1.7.2003 tarihli gelir tablosunun kullanılması gerektiğinin yasal zorunluluk olduğu hususu da gözardı edilmeksizin, davacının bulunduğu basamağa göre alması gereken yaşlılık aylığını hesaplattırmak ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir..
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/15206, K. 2010/12660, 16 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama