KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/15999 E., 2010/12575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
765 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı, SSK sigortalılığının geçerli sayılarak çakışan dönemlerdeki bağkur sigortalılığının iptaline, l.2.2008 tarihinden itibaren emekli olması gerektiğinin tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı ...K'nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının geçerli olduğu iddiasına dayalı bu sürelerin tespiti ile 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının iptali ile 1.2.2008 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa’ya göre yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 1.12.1993-16.2.1996 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığına üstünlük tanınarak, bu dönemdeki 1479 sayılı Yasa’ya tabi ... sigortalılığının iptaline, 1.2.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitiyle, yaşlılık aylığının yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 14.3.1996 tarihli giriş bildirgesi ile vergi kaydından dolayı 4.11.1993 tarihinde 1479 sayılı Yasa’ya tabi Esnaf ... sigortalısı olarak tescil edildiği, Kurumca 31.1.2002 tarihli davacı başvurusu üzerine 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık tarihine göre tescil tarihinin 14.11.1993 olarak değiştirildiği, vergi kaydının bitimiyle 16.2.1996 tarihinde terkin edildiği, prim ödemesinin bulunmadığı, 21.6.2008 tarihli ekstrede 3.696,74 TL borcunun olduğu, 12.11.1993-4.3.1996 tarihleri arasında oda kaydının, 4.11.1993-16.2.1996 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu,
davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmalarının ise 1.5.1981 tarihinde başladığı 13.11.1993 tarihinde ara verdiği, 9 ay sonra tekrar başlayıp 15.7.1994-26.5.1995 tarihleri arasında 392 gün, 18.10.1995-13.6.1997 tarihleri arasında 544 gün, 1.8.1997-28.1.2008 tarihleri arasında da 3.372 gün olup, Kurumca 19.2.2008 tarihinde esnaf ... sigortalılığından dolayı 3.544 TL borç bildirilip 1993-1996 arası 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının geçersiz sayıldığı görülmektedir.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp çakışan sigortalılık olarak adlandırılan böyle durumlarda zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde sorun önceden başlayıp devam eden zorunlu sigortalılığa geçerlilik tanınarak çözümlenmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2001/21-627 Esas,2001/659 Karar ve 03.10.2001 günlü kararı ile, 2005/21-389 Esas,2005/430 Karar ve 29.06.2005 günlü kararlarında önceden başlayan sigortalılığın asıl sigortalılık olduğu özellikle belirtilmiştir.
Somut olayda mahkemece davacının 13.11.1993 tarihinden sonraki dönemde, sonradan başlayan 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığının 1479 sayılı Yasa’ya tabi Esnaf ... sigortalılık ile çakışması nedeniyle, önceden gelen sigortalılık 14.11.1993 tarihinde başlayan esnaf ... sigortalılığı olmakla söz konusu dönem yönünden davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi Esnaf ... sigortalılık iptal isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacının 14.11.1993-16.2.1996 tarihi arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi Esnaf ... sigortalısı olduğunun tespitine ve bu dönemde çakışan 506 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu sigortalılığının iptaline ve aylık koşulları yeniden değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı ...K’nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
KARŞIOY
Dava, davacının 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğu 14.11.1993-16.2.1996 tarihleri arasıdaki dönemde 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğu çakışan sürelerde 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süresinin iptali ile 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile 506 sayılı Yasa hükümleri gereğince yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının önceden başladığı gerekçesiyle davacının 1.12.1993-16.2.1996 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının geçerli olduğunun kabulüyle bu dönemde 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süresi ile çakışan 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının iptaline ve davacıya 506 sayılı Yasa hükümleri gereğince 1.2.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının uyuşmazlık konusu olan dönemde 1994 yılında 157 gün, 1995 yılında 312 gün, 1996 yılında 46 gün 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğu, resen tanzim edilen 14.3.1996 tarihli bildirge ile geriye doğru yapılan bir işlemle vergi kaydı esas alınarak 14.11.1993 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak tescil edilip vergi kaydının 16.02.1996 tarihinde son bulması nedeniyle 16.02.1996 tarihine kadar sigortalı sayıldığı anlaşılmaktadır.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp çakışan sigortalılık olarak adlandırılan böyle durumlarda zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde sorun önceden başlayıp devam eden zorunlu sigortalılığa geçerlilik tanınarak çözümlenmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2001/21-627 Esas,2001/659 Karar ve 03.10.2001 günlü kararı ile, 2005/21-389 Esas,2005/430 Karar ve 29.06.2005 günlü kararlarında önceden başlayan sigortalılığın asıl sigortalılık olduğu özellikle belirtilmiştir.
Somut olayda davacının 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı davalı Kurumca 14.3.1996 tarihli bildirge ile bu tarihten geriye doğru yapılan bir işlemle sonradan tesis edilmiş olup geriye doğru yapılan bir işlem ile önceden oluşmuş 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılık statüsü ortadan kaldırılamayacağından ve 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılık önceden başlayan sigortalılık olduğundan mahkeme kararı doğru olup Sayın Çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/15999, K. 2010/12575, 14 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama