KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/16024 E., 2010/12571 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerlerinde geçen çalışmaları nedeniyle itibari hizmet süresinde faydalanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı ...K vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava davacının sigortalılık süresine işin niteliği nazara alınarak 506 sayılı Yasa'nın Ek 5.maddesi gereğince her tam yıl için Yasanın belirlediği itibari hizmet süresinin eklenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 506 sayılı Yasa'nın 2098 sayılı Yasayla eklenen Ek 1. maddesi uyarınca itibari hizmet süresinden faydalanmasının sağlanmasına karar verilmiştir.
H.U.M.K.’nun 388/son maddesi gereğince, hüküm kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Öte yandan aynı kanunun 389. maddesinde de verilen karar ile iki tarafa yükletilen yükümlülüklerin kuşku ve duraksamaya gerektirmeyecek surette çok açık olarak yazılması gerektiği bildirilmiştir.
Somut olayda mahkemece, davacının davalı işyerlerindeki çalışmalarının 506 sayılı Yasa'ya 2098 sayılı Yasayla eklenen Ek 5. maddesi uyarınca itibari hizmet süresinden yararlanması yönünde verilen tespit kararı yerinde ise de; çalışmanın geçtiği dönemlerin hangi işyerinde ve hangi tarihler arasında olduğu açık ve net bir şekilde belirtilmeksizin giderek infazında tereddüt yaratacak biçimde yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K’nun 438/7.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/16024, K. 2010/12571, 14 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama