KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/16045 E., 2010/12071 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalı işveren nezdinde 1.4.2002-5.2.2005 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde 1.4.2002-5.2.2005 tarihleri arasında sürekli çalıştığını ileri sürerek Kuruma bildirilmeyen eksik sürelerinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı işyerinde 1.4.2002-30.6.2002, tarihleri arasında 90 gün , 1.7.2002-31.3.2003 tarihleri arasında 270 gün, 1.4.2003-30.6.2003 tarihleri arasında 90 gün, 1.7.2003-1.1.2004 tarihleri arasında 180 gün, 1.1.2004-30.6.2004 tarihleri arasında 180 gün, 1.7.2004-21.7.2004 tarihleri arasında 21 gün, 5.11.2004-31.12.2004 tarihleri arasında 35 gün, 1.1.2005-5.2.2005 tarihleri arasında 35 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir
Somut olayda davacının davalı işyerinde 21.7.2004-5.11.2004 tarihleri arasında geçen çalışmalarının Kurum’a tam olarak bildirildiği, beyanları hükme esas alınan bordro tanıklardan Hüseyin Parlak’ın davalı işyerinden 3.1.2005 tarihinde işten ayrıldığı ve beyanında davacının kendisinden önce işten çıktığını ifade ettiği, diğer tanık İsmail Kocapüskül’ün ise 31.7.2003 tarihinde işyerinden ayrıldığı dikkate alındığında artık davacının davalı işyerindeki çalışmasının sona erdiği tarihin hizmet cetvelindeki çıkış tarihi olan 5.11.2004 tarihi olarak kabulü gerekirken, tanıkların da çalışmalarının bulunmadığı 5.2.2005 tarihine kadar olan sürenin tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, kararı diğer davalının temyiz etmemesi nedeniyle kesinleşen yönler gözetilerek HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/16045, K. 2010/12071, 6 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama