KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/16132 E., 2010/12280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
1.033 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacılar, oda kaydının usulsüz olması nedeniyle murislerinin ... hizmetinin ve almakta oldukları dul ve yetim aylıklarının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Davacılar, oda kaydının usulsüz olması nedeniyle murislerinin ... sigortalılığının ve kendilerine bağlanan ölüm aylıklarının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemişlerdir., Mahkemece davanın kabulü ile, davacılar murisinin 22/03/1985 – 31/05/1992 tarihleri arasındaki Sigortalılığının ve buna bağlı olarak davacıların ölüm aylığının iptaline ilişkin Diyarbakır İl Müdürlüğünün 19/03/2007 tarih ve 15877 sayılı kurum ( ... ) işleminin iptaline ,karar verilmiştir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir.
04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı yasa, ...’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür.
Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir.
Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacılar murisinin 1958 doğumlu ... olduğu, davacı mirasçıların verdiği 07/03/2000 tarihli giriş bildirgesi ile 10.02.1980 tarih ve 82 sıra numarası ile Diyarbakır Seyyar Satıcılar Odasındaki üye kaydına istinaden 22.03.1985 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu ... sigortalısı olarak tescil, 31.05.1992 tarihi itibariyle oda kaydı silindiğinden terkin edildiği, murisin 1998 yılında öldüğü ,davacıların 12.5.2000 tarihli tahsis talepleri üzerine davacılara ölüm aylığı bağlandığı,
Kurumca, 19.03.2007 tarih 15877 sayılı yazıyla,Diyarbakır Seyyar Satıcılar Odası kayıtlarının müfettiş raporuyla usulsüz olduğu tesbit edildiğinden Murisin ... hizmet sürelerinin ve bağlanan aylıkların iptal edildiği,yersiz ödenen 19.716.83 TL asıl ve 15.358.08 TL faiz olmak üzere toplam 35.074.91 TL'nın ödenmesi ve sağlık karnelerinin iadesi gerektiğinin davacılara bildirildiği,Diyarbakır Seyyar Satıcılar odasına 10.02.1980-31.05.1992 tarihleri arasında kaydının olduğu, Odaca eski kayıt defterinin,1996 yılı öncesine dair hazırun cetvellerinin ve aidat ödendiğine dair makbuzların sunulmadığı,
Diyarbakır 1. Noterliğinin 25.11.1986 tarih ve 49172 yevmiye numarası ile tasdikli kayıt defterinin sunulduğu,Oda kaydına dair Kurumca tutulan 11.05.2000 tarihli tutanakta, davacılar murisinin Diyarbakır Seyyar Satıcılar Odasının Diyarbakır 1. Noterliğinin 25.11.1986 tarih ve 49172 yevmiye numarası ile tasdikli üye kayıt defterinin 21. sayfasında 2. sıra ve 82 sicil numarası ile 10.02.1980 tarihinde kaydolduğu, bu kaydının karar defterinin 31.05.1992 tarih ve 89 sayılı kararı ile 31.05.1992 tarihi itibariyle silindiğinin tesbit edildiği,vergi kaydının ve Esnaf Sicil Memurluğu kaydının olmadığı,
29.04.2005 tarihli Müfettiş raporunda, Diyarbakır Seyyar Satıcılar Odasının Diyarbakır 1. Noterliğinin 25.11.1986 tarih ve 49172 yevmiye numarası ile tasdikli kayıt defterinin ibraz edildiği, önceki kayıt defterinin ibraz edilmediği, 1996 tarihi öncesine ait hazirun cetvellerinin sunulmadığı, aidat ödemelerine dair makbuzların verilmediği, ibraz edilen kayıt defterinin noter onaylı ilk sayfasının dışıdaki sayfaların sökülerek yerine farklı cins kağıttan oluşan başka sayfaların eklenerek onarımdan geçirildiğinin bilirkişi raporu ile tesbit edildiğinin belirtildiği,
iş takipcisi Sadullah Erbaş'ın evinde yapılan aramalarda ele geçirilen 1999 tarihli ajandada bir kısım sigortalılara, oda başkanlarına ait hesap numaralarının , alacakların ve ödemelerin yazılı olduğunun tesbit edildiği, aynı kişinin evinde vekaletnamelerin, sağlık karnelerinin, iş mahkemesi dilekçelerinin ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile yapılan yazışma belgelerinin bulunduğu,
tesbit edilen 64 sigortalının 4247 sayılı prim af kanunun yürürlüğe girdiği 16.05.1997 tarihinden sonra kuruma başvurarak geriye doğru 1985 yılından itibaren sigortalılık kazandıkları, Kurum memurlarınca tutulan tutanakların , en son kullanılan ve ibraz edilen defterler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda tutulduğunu,
bunun nedeninin daha önce usulsüzlük nedeniyle Kurum Müfettişince oda kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 25.11.1998,26.11.1998,02.12.1998 ,03.12.1998 tarihli raporlarda sigortalıların üyelik kayıtlarındaki şüphenin yersiz olduğunun bildirilmesi olduğunu,Yönetim kurulu karar defterinde de silinti kazıntı ve düzeltmeler yapıldığı belirtilerek,
ilgililer hakkında suç duyurusundabulunulması ve bu odaya üye oldukları nedeniyle yapılan sigortalılıklarının iptal edilmesi gerektiğinin bildirildiği,raporda ismi geçen 64 kişi arasında davacıların isminin olmadığı,Diyarbakır Seyyar Satıcıları yöneticileri ve üyeleri ile iş takipçilerinden oluşan 44 kişi hakkında Dernek Tüzel Kişiliğini aracı olarak kullanmak suretiyle Kamu Kuruluşunu dolandırmak ve Sahte Resmi Evrak Tanzim edip kullanmak suçlarından Diyarbakır 3.Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, davanın derdest olduğu ,İddianamede, eski üye kayıt defterinin ibraz edilemediği,
Diyarbakır 1. Noterliğince 25.11.1986 tarih ve 49172 yevmiye numaralı üye kayıt defterinin noter onaylı ilk sayfasının dışıdaki sayfaların sökülerek yerine farklı cins kayıttan oluşan başka sayfaların eklenerek onarımdan geçirildiğinin bilirkişi raporu ile tesbit edildiğinin belirtildiği, davacılar hakkında dava açılmadığı anlaşılmaktadır.
Davacılar murisinin 22.3.1985-31.5.1992 tarihleri arasında usulüne uygun (geçerli) bir oda kaydının bulunmaması nedeniyle bu dönemde sigortalılık şartlarını taşımadığının kabulü gerekir.
Ancak davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması sigortalıya yaşlılık aylığı bağlayıp aylık konusunda umut verdikten sonra davacının sigortalılığını ve yaşlılık aylığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Ne var ki; kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz oda kaydının davacınında katılımının bulunduğu mavazaalı bir işlem sonucu oluşturulmaması gereklidir.
Davacılar murisinin 1479 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu ... sigortalılığını sağlayan Bismil Esnaf Odası kayıtlarının sahtecilik suretiyle oluşturulduğu iddiasıyla, oda yöneticileri , üyeleri hakkında ceza davası açılması, oda kayıtlarının sahtecilik suretiyle oluşturulup oluşturulmadığının, oluşturulmuş ise bu sahtecilik işleminin davacıların katılımı ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği bu dava sonucu verilecek karar ile saptanmasının mümkün olması karşısında,
oda kaydının sahtecilik yoluyla oluşturulduğu ve bu işlemin davacıların katılımı ile gerçekleştirildiğinin anlaşılması halinde oda kaydına hukuken diğer verilemeyeceği bu durumda somut olaya MK 2. maddesi uygulanamayacağından ceza yargılamasının sonucu beklenilerek tüm delillerin değerlendirilmesi ve bir sonuca varılması gerekirken, mahkemece ceza davasının sonucu beklenmeden eksik inceleme ile tanık sözleri ile yetinilerek sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/16132, K. 2010/12280, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama