Dava, davacının 1.3.1999 tarihinden itibaren davalı Kurumdan almakta olduğu yaşlılık aylığının davalı Kurumca iptaline ilişkin işleminin iptaline, birleştirilen dava ise davacı Kurumun yersiz ödenen aylıkların tahsili amacıyla yaptığı ilamsız takibe sigortalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 22.3.1985- 3.2.1999 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanuna göre zorunlu ... sigortalısı olduğuna ve buna bağlı emeklilik işleminin iptaline ilişkin ... işleminin iptaline; davacı kurumun açtığı birleşen 2002/312 Esas sayılı yersiz ödenen aylıkların tahsiline ilişkin olarak yapılan ilamsız icra takibine sigortalının itirazının iptaline ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu ... sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş,
20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş,
2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odasına 12.3.1982 tarihinde kaydı nedeniyle 16.10.1998 tarihli bildirge üzerine davalı Kurumca 22.3.1985 tarihinde 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu ... sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği vergi ve sicil kaydının olmadığı dayanak oda kaydının tutulduğu üye kayıt defterinin 20.8.1997 tarihinde onaylandığı ve defter üzerinde hesap döneminin 1997 yılına ait olduğu, ... prim ödemelerinin davacı tarafından 3.2.1999 tarihinde toplu olarak yapıldığı, davacının 3.2.1999 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebi üzerine 1.3.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurum müfettişinin tescile dayanak Bismil Esnaf ve Sanatkarlar odası kayıtlarının usulsüz tutulduğuna dair yapılan inceleme sonucu düzenlenen 27.4.2001
tarihli raporunda davacınında aralarında bulunduğu 57 kişinin oda kaydının geçersiz olduğu usulsüz yapılan bir kayda göre yapılan sigortalılıklarının iptali ile aylık bağlanmış ise de aylıklarının ve sağlık yardımlarının faizleriyle, birlikte tahsilinin gerekeçeği ayrıca, ...
İl Müdürlüğünce yapılacak tarama sonucunda yeni tarihli işe giriş bildirgeleriyle bu oda kaydına göre geçmişe dönük tescilleri yapılanlar hakkında da rapor doğrultusunda hareket edilmesi gerektiğinin belirtildiği İl Müdürlüğününde bu rapor doğrultusunda davacının 22.03.1985-03.02.1999 tarihleri arasındaki sigortalılığının ve yaşlılık aylığının iptal edildiği ve Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, davacıya yapılan ödemelerinde istirdadı cihetine gidildiği, davacı ve diğer 57 kişi hakkında açılan davanın Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/65 Esas nolu dava dosyasında görüldüğü anlaşılmaktadır.
Davacının 22.03.1985-03.02.1999 tarihleri arasında usulüne uygun (geçerli) bir oda kaydının bulunmaması nedeniyle bu dönemde sigortalılık şartlarını taşımadığı açıktır.
Ancak davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması sigortalıya yaşlılık aylığı bağlayıp aylık konusunda umut verdikten sonra davacının sigortalılığını ve yaşlılık aylığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Ne var ki; kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz oda kaydının davacınında katılımının bulunduğu mavazaalı bir işlem sonucu oluşturulmaması gereklidir.
Davacının 1479 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu ... sigortalılığını sağlayan Bismil Esnaf Odası kayıtlarının sahtecilik suretiyle oluşturulduğu iddiasıyla, oda yöneticileri , üyeleri ve davacı hakkında ceza davası açılması, oda kayıtlarının sahtecilik suretiyle oluşturulup oluşturulmadığının, oluşturulmuş ise bu sahtecilik işleminin davacının katılımı ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği,
bu dava sonucu verilecek karar ile saptanmasının mümkün olması karşısında, oda kaydının sahtecilik yoluyla oluşturulduğu ve bu işlemin davacının katılımı ile gerçekleştirildiğinin anlaşılması halinde oda kaydına hukuken değer verilemeyeceği, bu durumda somut olaya MK'nun 2. maddesi uygulanamayacağından ceza yargılamasının sonucu beklenilerek tüm delillerin değerlendirilmesi ve bir sonuca varılması gerekirken, mahkemece ceza davasının sonucu beklenmeden eksik inceleme ile tanık sözleri ile yetinilerek sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı karşı davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.