İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/1718 K.2010/1379

Davacı, davalı işveren nezdinde 01/05/1993 tarihinden itibaren çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz…

Esas2009/1718Karar2010/1379Tarih15 Şubat 2010Okuma4 dk · 844 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/1718 E., 2010/1379 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Şubat 2010
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

844 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, davalı işveren nezdinde 01/05/1993 tarihinden itibaren çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Davacı, davalılara ait farklı plakalı halk otobüslerinde aynı hatta şöför olarak 01.05.1993 tarihinden dava tarihi olan 27.3.2006 tarihine kadar çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, trafik tescil kayıtlarına göre davacının çalıştığını iddia ettiği ......plakalı halk otobüsünün 17.05.1993 tarihinden itibaren ...adına tescil edildiği ve trafik kaydının devam ettiği, .... plakalı halk otobüsünün ... adına tescilli iken 15.05.2001 tarihinde Isparta iline nakil gittiği, ....plakalı halk otobüsü ise ... adına tescilli iken 14.04.2004 tarihinde hurdaya ayrıldığı, .....plakalı halk otobüsünün 01.04.2004 tarihinden itibaren ... ve ... adına tescil edildiği ve halen tescilinin devam ettiği;

..... plakalı halk otobüsünün ... adına 20.6.1996 tarihinde Ankara Büyükşehir Belediyesinden 30.06.1999 tarihinden itibaren ... ve ...adına işletme ruhsatı alındığı, 12.05.2000 tarihinden itibaren aracı ... devralarak kendi adına işletme ruhsatı aldığı,

...'ın 16.01.2001 tarihinden itibaren ...... plakalı halk otobüsü yerine ..... plakalı halk otobüsü ile çalışmaya devam ettiği 26.08.2003 tarihinde bu aracı da değiştirerek ..... plakalı araç ile faaliyetine devam ettiği, ...'ın 08.03.2005 tarihinden itibaren 0...... plakalı halk otobüsünün işletme ruhsatını ... ve ...'a devrettiği ve bu tarihten itibaren davalıların kendi adlarına işletme ruhsatı alarak Halk otobüsünü işletmeye devam ettiği,

Ankara Büşükşehir Belediyesine halk otobüsünde çalışan personel ile ilgili 12.05.2000 tarihinden kayıtların tutulduğu buna göre de davacının .....plakalı araçta 15.01.2003-01.01.2004 ile 26.08.2003-01.01.2004 tarihleri arasında şoför olarak bildirildiği görülmektedir.

Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf ehliyeti, dava şartlarından olup yargılamanın her safhasında resen gözönünde tutulması gerekir. Taraf sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir. HUMK. 179/1.maddesi, dava dilekçesinde tarafların ve varsa kanuni temsilcilerinin ad ve adreslerinin bildirilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Bildirim esnasında yapılan kimi yanlışlıklar, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi sonucunu doğurmamakta, oluşan hataların giderilmesi bazı durumlarda mümkün olabilmektedir. Davalının temsilcisinde yanılmış olma hali de bu duruma örnek oluşturmaktadır.

Davanın hasımda değil, temsilcide yanılma sonucu açılması halinde davanın husumetten reddedilmeyip, gerçek temsilciye davanın yöneltilmesi gerektiği Yargıtay'ın giderek Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir.Somut olayda davacının, çalıştığını iddia ettiği halk otobüslerinin trafik kayıtları ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı işletme ruhsatı bilgilerine göre 06 GC 838 plakalı halk otobüsünün 01.04.2004 tarihinden itibaren trafik kaydı 08.03.2005 tarihinden itibaren ise araç işletme ruhsatının davalılar adına olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı 01.05.1993 tarihinden itibaren halk otobüsünde şoför olarak çalıştığını iddia ettiğine göre çalıştığını iddia ettiği plakalı halk otobüslerinin resmi kayıt ve belgelerde adına kayıtlı kişileri davalı olarak göstermediği anlaşılmaktadır. Davacının davasını çalıştığı halk otobüslerinin işvereni ... ve ... olduğu düşüncesiyle davalılar aleyhine açtığının, bu durumda husumette değil, temsilcide yanılma halinin söz konusu olduğunun kabulü gerekir.

Hal böyle olunca, dava ekonomisi ve hizmet tesbitine ilişkin davalarda kamu yararı ön planda olduğu için bu eksikliğin (hatanın) mahkemece doğrudan (resen) dikkate alınıp gerçek hasma husumetin yöneltilerek davanın sonuçlandırılması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.04.2007 gün, 2007/9-218 Esas, 2007/227 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.

Yapılacak iş, davacıya dava dilekçesinde 01.05.1993 tarihinden itibaren resmi kayıtlarda işveren olarak kayıtlı kişileri tespit ederek davaya dahil etmesi için önel verilerek tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.

Öte yandan davanın yasal dayanağını oluşturan dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.

Somut olaya gelince; mahkemece davacının fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan, uyuşmazlık konusu dönemin tamamında çalışması bulunan bordro tanıkları yada kayıtlara geçmiş komşu iş yeri sahibi veya çalışanı oldukları belli olan tanıkların dinlenmesi gerekirken, anılan nitelikleri taşımayan tanıkların beyanı ile yetinilerek sonuca gidildiği ortadadır. Bu nedenle eksik araştırma ile sonuca gidilmiş olmasıda mahkemenin kabul şekli bakımından hatalı olmuştur.

Yapılacak iş,öncelikle davacıya önel verilerek çalıştığını ileri sürdüğü plakalarını bildirdiği araçların uyuşmazlık konusu dönemde üzerine kayıtlı olduğu kişileri ruhsat sahiplerini yöntemince davaya dahil edilmesi için önel vermek davacının tespitini istediği sürelerle ilgili olarak eğer varsa davalı işverence SSK’ya verilen dönem bordrolarında dava konusu dönemde kesintisiz çalışması bulunan bir diğer deyişle çalışmanın kesintisiz olup olmadığını bilmesi mümkün olan kayıtlı tanıklar saptanarak,

bu tanıkların bilgilerine başvurmak, dönem bordroları yok ise işverenin komşu işyerlerinin kayıtlara geçmiş kişileri veya benzer işi yapanların kayıtlara geçmiş yukarıda açıklanan niteliklerdeki kimseleri tespit edilip dinlenmek ve tüm deliller toplandıktan sonra delilleri takdir edip ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/1718, K. 2010/1379, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/1718
Karar No
2010/1379
Tarih
15 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/1719 K.2010/1770
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/1720 K.2010/2103
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/1721 K.2010/2095
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/1724 K.2010/3676
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/1724 K.2010/664
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/1733 K.2010/1774

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.