İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/3121 K.2010/2935

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi-manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Esas2009/3121Karar2010/2935Tarih18 Mart 2010Okuma4 dk · 775 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2009/3121 E., 2010/2935 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mart 2010
Mahkemesi
Bursa 1. İş Mahkemesi
Tarihi
28/10/2008
Numarası
2005/549-2008/860
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

775 kelime·4 dk okuma

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi-manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalılar ile ihbar edilen vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

Dava, davacıların murislerinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulü ile, eş A.için 5.000,00 TL. manevi, 55,00 TL. maddi tazminat ile C.için 5.000,00 TL. manevi tazminatın 18.01.2001 olay tarihinden itibaren işlecek yasal faizi ile birlikte toplam 10.055,00 YTL’ nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, A. yönünden maddi tazminat hakkının saklı tutulmasına, davacı C.’nun maddi tazminata yönelik talebinin reddine, karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacılar murisinin davalılara ait işyerinde çalışırken,18.01.2001 tarihinde iş kazası geçirerek hayatını kaybettiği, olayın Sosyal Güvenlik Kurumun’ca iş kazası olduğunun kabul edildiği, Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinde davalı M.Ç.hakkında tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme neden olmak suçundan kamu davası açıldığı, Mahkemece sanığın olayda 3/8 oranında kusurlu olduğu tesbit edilerek ,idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,

kararın Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19.10.2004 tarihli ilamı ile düzeltilerek onandığı ve kesinleştiği,mahkemece hükme esas alınan 04.12.2007 tarihli kusur raporunda; “olayda, İşverenin %80 davacılar murisininde %20 kusurlu olduğunun tespit edildiği,davalı M.Ç.in kusurunun bulunup bulunmadığı ile ilgili inceleme yapılmadığı,dava dilekçesinde M.Ç.in davalı olarak gösterildiği, dava dilekçesinin bu davalıya tebliğ edilmediği,mahkemece kurulan hükümde davacıların tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verildiği, hangi davalıdan tahsil edileceğinin belirtilmediği anlaşılmaktadır.

Mahkemece davalılardan M.Ç.e yönelik davanın dava dilekçesi ve davetiye tebliğ edilmeden kabulüne karar verilmiştir.

HUMK’nun 73.maddesinin açık hükmüne göre mahkeme Yasada gösterilen belirli durumlar ayrık olmak üzere, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için yasaya uygun şekilde davet etmeden hükmünü veremez.

Bu nedenle adı geçen davalıya Anayasanın (36) maddesinde de açıklanan savunma hakkını kullanabilmesi için dava dilekçesi ve davetiyenin Tebligat Yasası ve ilgili Tüzük hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmesi zorunludur. Kamu düzenine ilişkin bu yönün gözardı edilerek taraf teşkili yapılmadan davalının yokluğunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

Kabule göre de,İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve işgüvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.

4857 sayılı Yasanın 77. maddesi ve tazminat hukuku temel ilkelerine göre bir iş kazasının sonucu zarara uğrayan veya desteklerini kaybeden kişiler zarara neden olan işverenin yada kusurları halinde işverenin çalıştırdığı 3. kişilere karşı zararlarını talep edebilirler.

Borçlar Kanunu'nun 77. maddesine göre hakim kusur olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun mes'uliyete dair hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile bağlı değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi hukuk hakimini bağlamaz.

Ceza ve Hukuk Mahkemeleri kararları arasındaki ilişkiyi düzenleyen Borçlar Kanununun sözü geçen hükmü Hukuk Hakimini ceza mahkemesinin kesinleşen kararı karşısında maddi hukuk bakımından kural olarak bağımsız kılmaktadır.Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi hükmü ile kanun koyucunun ortaya koyduğu ilke, hukuk hakiminin varacağı sonuçta bağımsız olduğu hususudur. Ancak hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız bir bağımlılık değildir.

Her ne kadar ceza hakiminin mahkumiyet ve beraata ilişkin olarak verdiği karar kusurun var olup olmadığı veya oranı, zararın miktarı, temyiz kudreti ve illiyet bağı gibi hususlarda hukuk hakimini bağlamaz ise de her mahkumiyet kararı o fiilin hukuka aykırılığını tesbit etmesi bakımından hukuk hakimini bağlayıcı vasıftadır.

Somut olayda, davalı M.Ç. hakkında aynı olaya ilişkin kesinleşmiş mahkumiyet kararı olması ve hukuk hakiminin ceza mahkemesinin belirlediği maddi olgularla bağlı olduğu gözetilmeden ,bu davalı hakkında kusur incelemesi yapılmaması doğru değildir.

Öte yandan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 388 ve 389. maddeleri gereğince hükmün açık,şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde,yazılması gerekirken davacılar yararına hükmedilen tazminat alacağının davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurularak ,hangi davalıdan tahsil edilmesi gerektiğinin belirtilmemiş olması yanlıştır.

Yapılacak iş; davalı M.Ç.’e dava dilekçesi ve davetiyenin Tebligat Yasası ve ilgili Tüzük hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmesini sağlamak, iddia ve savunmalarını toplamak, hukuk hakiminin ceza mahkemesinin belirlediği maddi olgularla bağlı olduğunu gözeterek işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden inceleterek,davalı M.Ç.’in hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı olması nedeniyle kusurlu olduğunu kabul ederek kusur oranını hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptamak, verilecek raporu, dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirmek,açık,şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 18.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/3121, K. 2010/2935, 18 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/3121
Karar No
2010/2935
Tarih
18 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/3122 K.2010/2934
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/3123 K.2010/2933
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/3123 K.2010/5097
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/3124 K.2010/3316
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/3124 K.2010/5098
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/3125 K.2010/5099

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.