KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/3173 E., 2009/7193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 50.253.78TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.05.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile karşı taraf vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 15.04.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 13,10 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir.
Mahkemenin manevi tazminata ilişkin takdirdi yerindedir. Maddi tazminata gelince maddi tazminatın belirlenmesinde hataya düşüldüğü anlaşılmaktadır.
Davacının tazminatının hesaplanmasına esas ücretlere ilişkin olarak 01.01.1998 tarihinden önceki ücretlerle ilgili bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık İnternet sorgusuna göre 25.12.2007 tarihinde davalı işyerinden ayrılarak SGK tarafından yaşlılık aylığı bağlanan davacının, işten ayrıldıktan ve yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra tazminata esas alınacak ücretinin belirlenmesi noktasındadır.
Aksi kanıtlanmadığı sürece yaşlılık aylığı almakta olan sigortalının asgari ücretle kazanç elde edeceğinin kabulü gerektiği Dairemizin yerleşmiş uygulamalarındandır. Somut olayda, Davacının 2007 yılı Aralık ayında işyerinden ayrıldığı ve yaşlılık aylığı bağlandığı ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Öte yandan davacının iş yerinden ayrıldıktan ve yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra yeniden aynı işyerinde çalışmasını sürdürdüğü davacı tarafça iddia ve ispatlanamadığı gibi yaşlılık aylığı almakta iken asgari ücretin üstünde bir ücretle çalışmasını sürdürdüğü dahi ispatlanmış değildir.
Hal böyle olunca yaşlılık aylığı almaya başladığı tarihten itibaren davacının kazanç kaybının asgari ücretle yapılması gerekirken, davalı işyerindeki ücretlerle zararın hesaplandığı hesap bilirkişi raporunun maddi tazminatın belirlenmesine esas alınması hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/3173, K. 2009/7193, 26 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama