KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/3190 E., 2009/7194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 80.000.00TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.05.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraf vekili Avukat ..... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 05.05.2005 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı sigorta olayı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi zarar sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat isteminin reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar taraf avukatlarınca süresinde temyiz edilmiştir. Yerel mahkemenin maddi tazminatın reddine ilişkin kararı ve manevi tazminatlara ilişkin takdiri yerindedir. Ancak taraflar yararına karar verilen avukatlık ücretlerinin belirlenmesinde yanılgıya düşüldüğü görülmektedir.
Gerçekten davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. İhtiyari dava arkadaşlarının davada birlikte hareket etmeleri sadece biçimsel bakımdandır. Esas olarak ihtiyari dava arkadaşlarının davaları biri biriden bağımsızdır.
Hal böyle olunca kabul edilen ve reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden İhtiyari dava arkadaşlarından her biri için kabul edilen bölüm üzerinden lehine ve reddedilen bölüm üzerinden de aleyhine ayrı ayrı avukatlık ücretinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde tek bir dava varmış gibi hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, maddi tazminatın reddinin, katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına ve davacı ...’in dava açarken bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre,
maddi tazminatın reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan; manevi tazminatın kısmen reddi halinde davalı yararına takdir olunacak avukatlık ücretinin, davacı avukatı yararına takdir olunacak avukatlık ücretini geçemeyeceğine ilişkin tarifenin 10/2 maddesine aykırı biçimde davalı yararına avukatlık ücreti takdiri de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/3190, K. 2009/7194, 26 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama