KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/367 E., 2009/11418 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
1.108 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 16 günlük SSK sigortalılığının iptaline,19.8.1998- dava tarihleri arası tarım ... sigortalılısı olduğunun tespiti ile tarım ... sigortalılığını iptal eden Kurum işleminin iptaline 11.1.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı ... ve SSK ’nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının 20.8.1998-10.9.1998 tarihleri arasında 506 sayılı Yasaya tabi çalışmaları bulunmadığından 16 günlük zorunlu sigortalı çalışmasının iptali, 19.8.1998 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım ... sigortalısı olduğunun ve 1.11.2006 tarihinden itibaren tarım ... sigortalılığından yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile birikmiş aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden yasal faiziyle tahsili, aksi yöndeki davalı kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 20.8.1998-31.10.2001 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine, bu dönemde çakışan 20.8.1998-10.9.1998 tarihleri arasındaki 16 günlük 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının ve aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, bu husustaki fazla talebin hukuki yarar yokluğundan reddine, 1.11.2006 tarihinden itibaren kısmi yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, bu tarihten itibaren aylıkların yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Gerçekten Tarım ... sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa’nın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım ... sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK’lı çalışmanın sona ermesinden sonra,
2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının, 1.7.1993 tarihinde 2926 sayılı Yasaya tabi tarım ... sigortalısı olarak resen tescil edildiği, 6.12.1979 tarihinden itibaren ...
Ekicileri Kooperatifi, 13.11.2001 tarihinden itibaren Tarım Kredi Kooperatifi ve 25.2.2005 tarihinden itibaren de Ziraat Odası kaydının devam ettiği, kurumca çakışan 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarından dolayı 1.7.1993-30.4.1997, 1.6.1997-19.8.1998 tarihleri arasında ve 1.11.2001 tarihinden itibaren tahsis tarihine kadar sigortalı kabul edildiği, SSK şahsi sicil dosyasında bulunan hizmet cetveline göre 20.4.1996-30.6.1996 tarihleri arasında 45 gün, 1.5.1997-25.5.1997 tarihleri arasında 23 gün, 20.8.1998-10.9.1998 tarihleri arasında 16 gün . kısa süreli SSK’lı çalışmalarının bulunduğu,
davacının 20.8.1998 tarihli İGB deki imzasıyla ilgili grafoloji uzmanından alınan raporda İGB deki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, davacının davalı Kuruma yapmış olduğu tahsis başvurusunun SSK lı çalışmalar dahil 12 yıl 7 ay 23 gün süresi bulunup 15 yılı dolmadığından reddedildiği anlaşılmaktadır.
2926 sayılı Yasa'nın yaşlılık aylığına ilişkin 16. ve 17. maddeleri 24.07.2003 tarihli 4956 sayılı Yasa'nın 56. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, 2926 sayılı Yasaya 4956 sayılı Yasa ile eklenen ek 3. madde ile “1479 sayılı Kanunun birinci kısmında yer alan 20 nci madde, ikinci kısım ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci bölümde yer alan maddelerin tamamı, altıncı bölümde yer alan 56 ncı madde dahil 74 üncü maddeye kadar olan maddelerin tamamı ile 76, 78 ve 79 uncu maddeleri, yedinci bölümde yer alan 80 inci maddesi, ek 9, ek 12, ek 13, ek 14, ek 15, ek 16, ek 17, ek 18, ek 19 uncu maddeleri, geçici 10 ve 11 inci maddeleri,
2926 sayılı Kanuna tâbi sigortalılar hakkında da uygulanır” hükmü getirilmiş olmakla kısmi aylığa ilişkin 1479 sayılı Yasanın Geçici 10. maddesine göre ise 15 yıl prim ödeme süresi ile 55 yaşını doldurmuş erkek sigortalıların borcunun bulunmaması ve yazılı olarak başvurması halinde “kısmi yaşlılık aylığına” hak kazanacaklarına ilişkin hükmün somut olaya uygulanması gerekmektedir.
506 sayılı Yasa’da öngörülen sigortalılık , kişinin Anayasa’da ifadesini bulan temel sosyal haklardan olan sosyal güvenlik hakkına ilişkindir. Nitekim, Anayasa’nın 12. maddesine göre, herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Anayasa’nın 60. maddesinde ise, “herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 6. maddesinde de, bu ilke aynen benimsenerek, çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olduğu, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, sözleşmelere sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamayacağı belirtilmiştir.
Bu haliyle sigortalı olmak, kişi bakımından sadece bir hak olmayıp, aynı zamanda bir yükümlülüktür (M.Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi, 1985, sh. 90). Bu nedenle, sigortalılık hakkından feragat edilemez. Kamu düzenini ilgilendiren bu tür tespit davalarında hakimin özel bir duyarlılık göstererek delilleri kendiliğinden toplaması ve sonucuna göre karar vermesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11.02.2004 gün, E:2004/21-54, K:2004/54 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Mahkemece, davacının 20.8.1998-31.10.2001 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun ve kısmi yaşlılık aylığına ilişkin olarak verilen karar yerinde ise de; 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılık süresinin iptaline ilişkin hüküm hatalı olmuştur.
506 sayılı Yasa'ya tabi 16 günlük çalışmanın iptali için yalnızca işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda inceleme yapılması yeterli değildir. Bu konuda araştırılacak husus çalışmanın fiili olup olmadığıdır. Her ne kadar mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmamış ise de.
16 günlük 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı kısa çalışma 2926 sayılı Yasaya tabi tarım ... sigortalılığını sona erdirmeyeceğinden ve davacının hizmet süresi itibariyle 16 günlük çalışmanın iptali ya da değerlendirmede nazara alınması sonuca etkili olmadığından, 20.8.1998 tarihinden 31.10.2001 tarihine kadar kısa süreli 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmalarının dışında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde 16 günlük SSK'lı çalışmanın iptali şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K’nun 438/7.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/367, K. 2009/11418, 29 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama