KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2009/4186 E., 2010/2861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2010
- Mahkemesi
- Bakırköy 4. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 11/02/2009
- Numarası
- 2006/2560-2009/153
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Davacı,davalı işveren nezdinde 27.9.2002-27.10.2003 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacı davalı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak 27.09.2002-27.10. 2003 tarihleri arasında geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışma süresinin tesbitini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu içeriğinden davacının davalı Y. Dış Ticaret Tekstil Sanayi Limited Şirketinde çalıştığı, davanın bu tüzel kişilik aleyhine açıldığı, A-K.Tekstil San. Tic. Ltd.Şt.nin ise davalı sıfatı bulunmadığı açık olduğu halde kısa kararda hüküm A.-K.Tekstil San. Tic. Ltd.Şt aleyhine kurulmuş, bu yanlışlık gerekçeli kararın gerekçesinde de açıkça vurgulandığı halde,hüküm fıkrası tekrar A.-K.Tekstil San. Tic. Ltd.Şt aleyhine oluşturulmuştur.
Bir başka deyişle mahkeme kararının gerekçesi duruşmada tarafların yüzüne karşı tefhim edilen kısa karar ve hüküm fıkrası ile açık çelişki halindedir.
TC Anayasasının 141. maddesinin 3.fıkrasında ; bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli yazılması gerektiği vurgulanmıştır. HUMK nun 388/son fıkrasında ise “Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer,açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan maddelerin açık hükmü gereği hüküm fıkrası ile gerekçenin de çelişkili olmaması kabul ve red olunan hususların açıkça ve şüphe ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde gerekçe ve hükümde bulunması gerekir.
Mahkemece verilen kararın gerekçesinin ; kısa karar ve hüküm fıkrası ile çelişik olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/4186, K. 2010/2861, 16 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama