KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/4484 E., 2009/7834 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalı işveren nezdinde geçen 33 aylık çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalılara ait işyerinde 25.5.1995-20.4.2004 tarihleri arasında askerlik yaptığı 1.11.1995-29.5.1997 tarihleri arasındaki süre dışında hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığını ileri sürerek davalı Kuruma eksik bildirilen sürelerin tesbitini istemiştir. Gerçekten, davacının,davalılara ait işyerlerindeki çalışmaları işe giriş bildirgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir.
Mahkemece Dairemizin bozma kararı doğrultusunda işverence düzenlenen ücret bordroları istenmiş, zabıtaca tesbit edilen tanıklar dinlenmiştir. Gelen ücret bordrolarının imzasız olduğu, davacının imzalarının olduğu bazı aylara ait ücret ödeme pusulalarında 1998 yılının 3.ayında 15 gün, 4. ayında 6 gün, diğer aylarda 30 günlük çalışmaların olduğu, bu belgelerdeki imzalara davacı tarafından itiraz edilmediği,
1997 yılının 11. ayına ait ücret hesap pusulasında çalışılan gün sayısı “0” olsa da bu belgedeki imzanın davacının diğer imzalarına benzemediğinden bu aya ilişkin ücret belgesinin nazara alınamayacağı,davacının Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/150-308 E,K, sayılı ilamından 12.02.2001-12.04.2001 tarihleri arasında tutuklu olduğu anlaşılmaktadır.Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacının davalılara ait sıhhi tesisat ve montaj işyerinde ve işverenin gönderdiği işyerlerinde askerlik, tutuklu kaldığı süreler hariç ve imzalı ücret belgesi olan 1998 yılının 3. ayında 15 gün, 4. ayında 6 gün,
diğer aylarda 30 ar gün olmak üzere 15.08.1995-01.11.1995, 29.05.1997-12.02.2001 ve 12.04.2001-31.3.2003 tarihleri arası sürekli çalıştığı sabittir.
Öte yandan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 ve 389.maddeleri uyarınca kararın hangi hususları içermesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.Buna göre, madde de sayılan hususlarla birlikte ,hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Ayrıca,verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.
Oysa kurulan hükümde davacının çalıştığı sürelerin ayları veya her bir dönemindeki çalışılan günleri belirtilmeden sadece işverenleri ayırmak sureti ile 2-3 yıllık çalışmaları toplu yazılmak suretiyle infazda duraksamaya sebep olacak şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/4484, K. 2009/7834, 4 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama