KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/4970 E., 2010/3174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 01.01.1983-17.12.1987 tarihleri arası 1479 sayılı Yasa sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacı, 01.01.1983-17.02.1987 tarihleri arasında ... sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Davacı, 07.02.1989 tarihinde verdiği giriş bildirgesindeki vergi kaydı esas alınarak 01.01.1983 tarihi itibariyle ... sigortalısı olarak tescil edilmiştir.
Davalı Kurum, davacının 01.01.1983-17.02.1987 tarihleri arasındaki vergi kaydının Gayrımenkul Sermaye İradı ile ilgili olduğunun belirlenmesi üzerine bu dönem hizmeti geçerli saymamaktadır.
Kurumun hatalı işlemine davacının ibraz ettiği giriş bildirgesinde gerçek usulde vergiye tabi olduğuna dair vergi bildirimi neden olmuştur. Davacı kendi adına ve hesabına bağımsız faaliyeti olmadığını, vergi kaydının Gayrımenkul Sermaye İradı ile ilgili olduğunu bilmektedir. 1989 yılındaki bu hatalı bildirim nedeniyle ...'dan geçmişe yönelik hizmet elde etmesi olanaklı değildir. HGK 20.10.2002 gün 2002/21-892 E. 2002/990 K. sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Sayın Çoğunluk; primlerin 1992 affı ile tahsil edilerek kullanılmasını gerekçe göstererek MK. 2. maddesine dayalı olarak davayı kabul eden hükmün onanmasına karar vermiştir. Davacı verdiği bildirge ile Kurumu aldatarak geçmişe yönelik tescil yaptırmış, üstelik 1992 affından faydalanarak primlerin gecikme zammını eksik ödemiştir. ... Medeni Kanununun 2. maddesi yanında 3. maddesi de vardır. "Durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz." MK. 2. maddesinden yararlanmanın temel koşulu kişinin kendisinin dürüst olmasıdır.
Davacının sigortalılık koşullarını taşımadığı dönem için gerçeğe uygun olmayan belge düzenleyip Kurumu yanılttıktan sonra iyiniyet iddiasında bulunması mümkün bulunmadığı gibi, Kamu düzeni ile ilgili bir konuda MK. 2. maddesinin uygulanması da yerinde olmadığından hükmün bozulması görüşünde olduğumuzdan Sayın Çoğunluğa katılmıyoruz.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/4970, K. 2010/3174, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama