KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/5422 E., 2010/8136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğarn maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı ile davalılardan ... A.Ş. Vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin reddine,manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. Davacının iş kazası sonucu % 50 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda, davacının % 50, davalı işverenler ... ve ... AŞ’nin % 50 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Dava dilekçelerinden açıkça anlaşıldığı üzere, davacı zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunurken, olayın tamamen işverenlerin gerekli tedbirleri zamanında almaması nedeniyle gerçekleştiğini belirtmiş, dolayısıyla davalıların tam kusuruna dayanmıştır.
22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde, bu durumun zarar görenin manevi tazminatının takdirinde göz önünde bulundurulması gerekir. Somut olayda, kazalının % 50 oranında kusurlu bulunduğu kusur raporu karara esas alınmıştır.
Hal böyle olunca ve özellikle, kazalının kusursuz olduğu belirtilerek dava açılmış olmasına göre, manevi tazminatın davacının müterafik kusuru gözetilerek takdir edilmesinin gerektiği açıktır.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 4.500,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken talep gibi 5.000,00-TL’sine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/5422, K. 2010/8136, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama