KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/5486 E., 2010/3426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, yaşlılık aylığının iptaline ilişkin kurum işleminin iptali ile borcu olmadığının tespiti ile yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazına gelince;
Dava, davacının Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından bağlanan aylıkların iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile ödenen aylıklar nedeni ile 24.602,21 TL borcu bulunmadığının ve yaşlılık aylığının tekrar ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne emekliliğin iptali işleminin iptali ile davacının 24,602,21 TL boçlu olmadığının tespitine ayrıca emekli aylıklarının kesildiği tarihten itibaren ödenmesi gerektiğinin tespitine ve davacı yararına 575,00 TL avukatlık ücretinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir..
Somut olayda dava dilekçesinde, 24,602,21 TL borçlu olmadığının tespiti isteminin de bulunduğu ve bu talep yönünden 492 sayılı Harçlar Yasasına göre hesaplanan nisbi karar ve ilam harcının 1/4 'ü nün peşin alındığı anlaşıldığından; dava konusu bu istemin değeri para ile ölçülebilen haklardan olduğu açıktır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, davacı yararına dava değeri üzerinden nisbi avukatlık ücreti takdiri gerekirken maktu avukatlık ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/5486, K. 2010/3426, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama