KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/6269 E., 2009/7623 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 29.05.1985 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 29.05.1983 olduğunun tespitini istemiş, sonradan 4.10.2007 tarihinde talebinin sonuç kısmını ıslah ederek sigortalılık başlangıç tarihinin 29.05.1985 olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 29.05.1985 olduğunun tesbitine karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Davacının davalı (8428) sigorta sicil nolu Arıtaş Kasabası Belediye Başkanlığı işyerinden 10.6.1985 tarihinde verilen ve 29.05.1973 tarihinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma 14.6.1985 tarihinde kaydedildiği, bildirgede yazılı tarihin 1973 veya 1983 olarak değişikliğe uğradığı, davalı işyerinden 1985/2-3. dönemlerde 240 gün, 1986/2. dönemde 120 gün çalışmasının dava dışı (7587596) sigorta sicil nolu başka bir şahsın hizmet cetvelinde bildirildiği, dönem bordrolarında da davacının davalı işyerinden çalışmalarının davacı adına ancak dava dışı Abdülkadir Akay’ın (7587596) sigorta sicil numarasıyla bildirildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, somut olayda davacının davalı işyerinden sigortalılık başlangıç tarihi tespitini istediği 29.5.1985 tarihini de kapsar şekilde, 1985 yılı 1. ve 2. dönemler de davacı adına ancak başka bir şahsın sigorta sicil numarasıyla tam bildirim olmasına rağmen, yeniden sigortalılık başlangıç tarihinin tespitinde hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasında çıkmaktadır.
Gerçekten; hukuki yarar davanın konusuna ilişkin dava şartlarındandır. Davacının bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmalıdır. İdeal veya ekonomik yarar yalnız başına yeterli değildir. Davacının dava açmaktaki hukuki yararının korunmaya değer bir yarar olması da gerekir. Davacının tespit davası ile istediği hukuki korunmada bir yararının bulunması gerekir. Yani davanın açılmasında ve sonucunda verilecek tespit hükmünün davacıya sağlayacağı bir hukuki menfaat veya kazanım söz konusu değilse yada sağlanmak istenen yarar daha önceden zaten sağlanmış ise tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur.
Somut olayda davacının davalı işyerinden 1985/2-3. dönemlerde 240 gün çalışması bildirilmiş ve dava dışı Abdülkadir Akay'a ati sigorta cetvelinde bu çalışmalar davalı adına görülmektedir. Tam olarak bildirilen bu dönem içerisinde kalacak şekilde sigortalılık başlangıç tarihinin 29.5.1985 olarak tespitinde hukuki yararı bulunmamaktadır.
Mahkemece, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı SGK Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/6269, K. 2009/7623, 2 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama