KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/689 E., 2009/1201 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, ilk kesinti tarihinden itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun ve 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı Kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, ilk kesintiyi takip eden aybaşından itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun ve 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu sürelerin tespitini istemiştir. Mahkemece, 1479 sayılı Yasa ile ilgili talebin vazgeçme nedeniyle reddine, 2926 sayılı yasaya ilişkin taleple ilgili olarakta, 01.11.1995–31.12.1997 ile 01.11.2000–06.06.2006 tarihleri arasında kalan sürede davacının Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 1479 sayılı Yasa ile ilgili talebin vazgeçme nedeniyle reddine ve 01.11.1995–31.12.1997 tarihleri arasında kalan döneme ilişkin olarak verilen tespit kararı doğrudur. 01.11.2000–06.06.2006 tarihleri arasında kalan süreye ilişkin tespite gelince: Davacının 2000–2006 döneminde 2002 ve 2003 yıllarında teslim ettiği ürün bedellerinden tevkifat yapıldığına, 2926 sayılı Yasa'nın 10.maddesinde sayılı kurum ve kuruluşlarda ihtilaflı dönemi de kapsar biçimde önceden gelen ve devam eden kaydının olduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge yoktur. Hal böyle olunca 2004 yılındaki ürün teslim tarihine göre 01.01.2002–01.10.2004 tarihleri arasında kalan döneme ilişkin davanın reddi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/689, K. 2009/1201, 3 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama