KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/7941 E., 2009/11855 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan Meko Metal A.Ş. Ile ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalılar Meko Metal A.Ş ve ...'ın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı işverene ait işyerinde çalışırken 11.05.2004 tarihindeişverenin de kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazasında yaralanması nedeniyle büyük oranda iş göremez duruma geldiğini ileri sürerek 50.000,00.- YTL manevi tazminat; dava ve 26.03.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle de 9.915,34.- YTL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, davalılarca davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece, kusursuz olmaları nedeniyle davalılar ... ve ... hakkındaki davaların reddine; davalılar Meko Metal A.Ş ve ... yönünden ise, 9.915,34.-TL maddi tazminat ile 35.000,00.- YTL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle bu davalılardan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar davalılar Meko Metal A.Ş ve ... vekilince temyiz edilmiştir.
% 18 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının, iş kazasında, % 20 ve davalılar Meko Metal A.Ş ve ...'ın da toplam % 80 oranında kusurlu oldukları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 47.maddesinde, bedensel bütünlüğün bozulması halinde Hakimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş değişle vücut bütünlüğü kavramının fiziksel bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden Hakimin, kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi Hakimin taktirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı ve duyulan üzüntüyü hafifletecek nitelikte olması gerekir.Hakimin bu konudaki taktir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin sürekli iş göremezlik oranı, yaşı ve olay tarihi gibi durumları göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yaratması yanında caydırıcı nitelikte de olması gerektiği söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde taktir olunan manevi tazminat tutarının fazla olduğu, 25.000,00.- TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiği açıktır. Öte yandan davacı yanca ne dava, ne de ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediği halde, mahkemece, HUMK'nun 74.maddesindeki taleple bağlılık ilkesi aşılarak faize hükmedilmiş olması da doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/7941, K. 2009/11855, 1 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama