KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/8156 E., 2009/9737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı,ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyizine gelince;
Davacı vekili, 29.08.2008 havale tarihli dava dilekçesinde davacının 01.08.1994-01.09.2002 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitini istemiş, son celse ise davayı ıslah ederek, davacının 01.08.1994-31.12.1994, 01.07.1996-31.12.1996 ve 01.09.1998-31.12.1998 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, davacının ilk kesinti tarihini takip eden aybaşı olan 01.08.1994 tarihinden 31.12.1994 tarihine ve yine ilk kesinti tarihini takip eden aybaşı olan 01.07.1996 tarihinden 31.12.1996 tarihine ve yine ilk kesinti tarihini takip eden aybaşı olan 01.09.1998 tarihinden 31.12.1998 tarihine kadar olan sürede Tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilerek, davacı da avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuştur.
HUMK.’nun 83. maddesine göre, ıslah taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesine denilir. Islah, bir tarafın mahkemeye karşı tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile yapılır. Islahın tamamlanması, karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Ayrıca, ıslah, mahkemenin kabulüne de bağlı değildir. HUMK.’nun 85. maddesi gereğince, iki taraf da oturumda hazır iseler, ıslah sözlü olarak yapılabilir. Sözlü ıslah beyanının duruşma tutanağına yazılması gerekir. Somut olayda da, davacı vekili, davalı Kurum vekilinin de hazır bulunduğu son celse ıslah beyanını duruşma tutanağına yazdırarak, beyanını imzalamıştır.
Mahkemece, davacı vekilinin ıslah talebi doğrultusunda hüküm kurulmasına rağmen, davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davacı aleyhine avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/8156, K. 2009/9737, 25 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama