İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/8326 K.2010/9237

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine…

Esas2009/8326Karar2010/9237Tarih30 Eylül 2010Okuma5 dk · 974 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/8326 E., 2010/9237 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2010
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

974 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava davacının iş kazası sonucu beden güç kaybına uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece istemin kısmen kabulüyle, 12.994,89.- TL maddi ve 10.000,00.- TL manevi tazminata karar verilmiştir.

Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.

Gerçek ücretin ise, işyeri kayıtlarından giderek ücret tediye bordrolarından saptanacağı, bordrolardan tesbit edilememesi durumunda ise işçinin yaşı, kıdemi, meslek durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalıya ait madeni eşya üretimi işyerinde çalışırken geçirdiği iş kazasında % 6,1 oranında malul kaldığı, davacı ile birlikte çalışan ve tanık olarak dinlenen kişilerin davacının "presçi" olarak çalıştığını ve aylık net 1.200-1.300 TL ücret aldığını, işyerinde öğle yemeğinin de verildiğini beyan ettikleri, 07.07.2006 tarihli SGK Müfettiş raporunda işveren ...'in alınan ifadesinde, "davacıyı 1 ay kadar iş eğitimi vererek friksiyon pres operatörü olarak yetiştirdiği"nin belirtildiği görülmektedir.

Öte yandan İstanbul Ticaret Odas'nın 01.04.2008 tarihli yazısında ilkokul mezunu, 9 yıl pres operatörü olarak çalışan işçinin emsal ücretinin, asgari ücretin % 10 fazlası olduğu belirtilirken, işveren şirketin kaşe ve imzasını taşıyan 24.01.2007 tarihli "ilgili makama" verilmek üzere yazılmış yazısında davacının aylık 1.500,00.- TL maaş almakta" olduğu belirtilmiş.

Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği'nin 13.03.2008 tarihli cevabi yazı sında ilkokul mezunu, 9 yıl pres ustası olarak çalışan işçinin Mart 2007 itibariyle emsal ücretinin, aylık brüt 1.600,00.- TL ila 2.000,00.-TL arasında olduğu bildirilmiştir. Mahkemece, davacının, 27.11.2008 tarihli hesap raporunun 1.seçeneğinde asas alınan aylık brüt 1.600.- (net 1.136,97.-TL) TL ücret aldığı kabul edilmiştir.

İşyeri kayıtlarındaki ücret bordrolarında davacının asgari ücretle çalıştığı ve anılan bordroların davacının imzasını havi olduğu görülmekle birlikte, davacının 01.06.1998 tarihinden itibaren davalıya ait işyerinde, işverenin müfettiş raporundaki beyanından da anlaşıldığı üzere "friksiyon pres operatörü olarak" çalıştığı açıktır.

İşverenin kaşe ve imzasını taşıyan 24.01.2007 tarihli yazı ile İstanbul Ticaret Odas'nın 01.04.2008 tarihli yazısında ve davacı tanıklarının anlatımlarında bildirilen ücret birlikte değerlendirildiğinde kaza tarihi olan 25.01.2005 tarihi itibariyle 7 yıl kıdemi olan pres operatörü bir işçinin asgari ücretle çalışmasının yaşamın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumda imzalı ücret bordrolarına itibar edilemeyeceği söz götürmez.

Ancak Mahkemece tazminat hesabında esas alınan Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği'nin bildirdiği ücret ise tanık anlatımları ile uyumlu olmadığı gibi, İstanbul Ticaret Odas'nın 01.04.2008 tarihli yazısında bildirilen ücrete göre emsallerine göre fazladır.

Yapılacak iş; kaza tarihi olan 25.01.2005 itibariyle 7 yıl kıdemi olan pres operatörü davacıya işyerinde öğle yemeği de verildiğinin kabulüyle olay tarihindeki gerçek ücretinin yukarıdaki veriler doğrultusunda yeniden araştırılıp hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan ücret artışları da gözönünde tutularak bu ücret üzerinden hesap raporu alınıp, SSK’ca bağlanan aylığın en son peşin sermaye değeri düşülerek, davacı için 14.04.2009 tarihli ilk kararda belirlenen maddi tazminat miktarını geçmeyecek şekilde tazminata hükmetmektir.

3-Ayrıca mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda hükme esas alınan 27.11.2008 tarihli rapora atıf yapmakla yetinilerek, raporun 1.seçeneğinde saptanan maddi tazminat tutarından % 15 hakkaniyet indirimi yapıldığının bildirilmesi, ancak hükmedilen maddi tazminat miktarının sayısal olarak ne kadar olduğunun açıklanmamış olması da usul ve yasaya aykırıdır. Anayasa’nın 141. maddesinde vurgulandığı ve HUMK’nun 388 ve 389. maddelerinde de açıklandığı üzere, mahkeme kararları iddia, savunma ve tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları ve bunlardan çıkan sonuçları içermelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30.09.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, iş kazası sonucu beden güç kaybına uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının, maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.

İşçinin imzasının bulunduğu ücret bordrolarının varlığı halinde bu ücret bordrolarında yazılı ücretten daha yüksek ücret ödendiğinin ispatı ancak aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter gibi yazılı belgelerle mümkündür. Ne varki, şayet davacı işçinin yaptığı görev nedeni ile temininde güçlük çekilen eleman, çok vasıflı işçi, doktora, yabancı dil, teknik konularda ileri bilgiye sahip gibi vasıflara haiz olduğu ispat edilirse, bu takdirde asgari ücretle çalıştığına ilişkin işçinin imzası belge bulunsa da asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilerek, gerçek ücret araştırmasına gidilecektir.

Somut olayda davacının imzası bulunan ücret bordrolarının asgari ücret üzerinden düzenlendiği, SGK Başkanlığına verilen “İşten Ayrılma Bildirgesi”nde davacının imzasının bulunduğu ve ücretinin asgari ücret olarak gösterildiği, “İBRANAME” başlıklı davacının imzaladığı belgede davacının işten ayrılırken ödenen kıdem ve ihbar tazminatının asgari ücretten hesaplandığı görülmektedir. Bu belgeler karşısında davacının bankadan kredi alınması için işverence düzenlendiği anlaşılan 24.1.2007 tarihli belgede aylık ücretin 1.500.00-TL olduğunun bildirilmesi davacının asgari ücret üzerinden çalıştığı gerçeğini değiştirecek nitelikte değildir.

Maddi zarar hesabının asgari ücret esas alınarak davacıya işyerinde öğle yemeği de verildiği gözetilip hergün için bir öğün yemek bedeli de ilave edilmek suretiyle günlük ücret bulunup hesap yapılması gerekirken mahkemece asgari ücretin 2.8 katı esas alınmak suretiyle hesaplama yapan bilirkişi raporu hükme dayanak tutulmak suretiyle sonuca gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Mahkemece kararının bu nedenle bozulması görüşünde olduğumuzdan Sayın Çoğunluğun Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği tarafından bildirilen emsal ücretin fazla olduğu, yeniden emsal işçi ücreti araştırması gerektiği yolundaki bozma kararı gerekçesine katılmıyoruz.30.09.2010

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/8326, K. 2010/9237, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/8326
Karar No
2010/9237
Tarih
30 Eylül 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/8327 K.2010/13413
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/8337 K.2010/13397
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/8338 K.2010/13400
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/8339 K.2010/14108
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/8341 K.2010/13401
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/8344 K.2010/13398

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.