İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/8857 K.2009/11380

Davacı,Dairemizin 11.2.2009 tarih ve 2008/3265 Esas,2009/1759 Karar sayılı ilamımızın maddi hata nedeniyle tashihen düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, tashihi karar talebin reddine karar vermiştir. Hükmün…

Esas2009/8857Karar2009/11380Tarih29 Eylül 2009Okuma5 dk · 1.094 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/8857 E., 2009/11380 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Eylül 2009
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.094 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı,Dairemizin 11.2.2009 tarih ve 2008/3265 Esas,2009/1759 Karar sayılı ilamımızın maddi hata nedeniyle tashihen düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, tashihi karar talebin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Temyiz olunan karar; Dairemizin 11.02.2009 gün ve 2008/3265E, 2009/1759K sayılı ilamının maddi hata nedeniyle düzeltilmesi talebinin yerel mahkemece reddine ilişkindir.

Yargıtay Kararlarına karşı Karar düzeltme veya Maddi hatanın giderilmesinin istendiği hallerde, yerel mahkemenin bu talebi reddine olanak tanıyan yasal bir düzenleme mevcut değildir. Hal böyle olunca, İş Mahkemelerinden verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilemeyeceğinden bahisle davacının karar düzeltme isteminin reddine ilişkin, yerel mahkemenin 08.05.2009 günlü kararı Bozularak kaldırılmalı ve davacı vekilinin talebi incelenmelidir.

İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak; Yargıtay onama ya da bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama ya da bozma kararları ile hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.

Gerçekten; maddi yanılgı kavramından amaç; Hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa, inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin Kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır.

Uygulamada zaman zaman görüldüğü gibi, Yargıtay denetimi sırasında, uyuşmazlık konusuna ilişkin maddi olgularda, davanın taraflarında, uyuşmazlık sürecinde, uyuşmazlığa esas başlangıç ve bitim tarihlerinde, zarar hesaplarına ait rakam ve olgularda ve bunlara benzer durumlarda; yanlış algılanma sonucu, açık ve belirgin yanlışlıklar yapılması mümkündür. Bu tür açık hatalarda ısrar edilmesi ve maddi gerçeğin göz ardı yapılması, yargıya duyulan güven ve saygınlığı sarsacağı gibi, Adalete olan inancı ortadan kaldırır ve yok eder.

Bu nedenledir ki; Yargıtay; bu güne değin maddi yanılgının belirlendiği durumlarda soruna müdahale etmiş baştan yapılmış açık maddi yanlışlığın düzeltmesini kabul etmiştir. Kaldı ki kimi açık maddi yanılgıya dayalı ve yanlışlığı son derece belirgin haksız ve adaletsiz sonuçların giderilmesi kamu düzeni açısından zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/10-895E ve 2002/838K, 2003/21-425E ve 2003/441K sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Davacı ... ile davalı S.G.K. Başkanlığı arasında görülen, davacının 5458 sayılı Yasa'dan yararlanması gerektiğinin tespitine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda Konya 1.İş Mahkemesince verilen 27.12.2007 gün 2007/631E, 2007/1387K Sayılı hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş ve bu karar üzerine davacı vekili Dairemiz onama kararının maddi yanılgıya dayalı olduğundan bahisle düzeltilmesini talep etmiş ve davacının 5458 sayılı Yasa'dan yararlanma talebine ilişkin dilekçenin 30.06.2006 tarihinde iadeli taahhütlü olarak postaya verildiğine ilişkin alındı belgelerinin örneğini de dilekçesine eklemiştir.

Dava davacının, prim borçlarının 5458 sayılı Yasa'ya göre yapılandırılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya aykırıdır.

Uyuşmazlık; 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerinden yararlanma koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.

Anılan Kanun ile.

“SSK ve ...’un birikmiş alacaklarının enflasyon rakamları baz alınarak güncellenmesi suretiyle alacak asıllarının değerinin korunması, bunun yanı sıra borçluların gecikme zammı ve faiz yüklerinde özellikle 2000 ve 2001 ekonomik krizlerinin olumsuz etkileri bulunduğundan, ortaya çıkan mağduriyetlerin belirli ölçüde giderilmesi, borçluların tekrar sisteme düzenli prim ödemelerinin teşviki amacıyla borcun ödenebilir seviyeye getirilmesi, kurumların birikmiş alacaklarının tahsil edilmesi, yeni borç birikimlerinin önüne geçilmesi ve sosyal güvenlik prim alacaklarının tahsilinde kurumların daha etkin bir takip yapabilmelerine imkân tanınması,

ayrıca, sosyal güvenlik reform kanunları çerçevesinde tek çatı altında yeniden yapılandırılması düşünülen kurumların daha sağlıklı ve sorunsuz bir başlangıç yapmaları” amaçlanmaktadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden.

Konya İş Mahkemesinin 06.07.2006 gün ve 1456-808 sayılı kararıyla davacının 01.03.1995-01.12.2005 tarihleri arasında 2926 sayılı yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, bu davanının yargılaması sürerken davacı vekilinin 5458 sayılı Yasanın verdiği haktan yararlanmak için 30.06.2006 tarihli dilekçe ile kuruma başvurduğu, anılan dilekçenin 30.06.2006 tarihinde iadeli taahhütlü olarak postaya verdiği ve davalı Kurum kayıtlarına 04.07.2006 tarihinde girdiği,

davalı kurumun bu talebi kurum aleyhine açılan davanın sürdürüldüğünden bahisle reddettiği, hizmet tespitine ilişkin davanın kesinleşmesini takiben temyiz incelemesine konu davanın açıldığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağını teşkil eden 04.03.2006 gün ve 26098 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak 01.04.2006 tarihinde yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında 5458 sayılı Kanunun 2.maddesinde “17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre, 31.03.2005 tarihine kadar tahakkuk ettiği halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar ödenmemiş olan prim ve sosyal güvenlik destek primi borçları;

bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde Kuruma yazılı olarak başvurmak şartıyla, bu madde ve 3 üncü madde hükümlerine göre yeniden yapılandırılır” hükmü öngörülmüştür. Davacının yasadan yararlandırılma isteminin içeren dilekçesinin 30.06.2006 tarihinde postaya verildiği görülmektedir.

Tahakkuk eden prim borcunun varlığı koşuluna gelince;2926 sayılı Kanunun 36. maddesinin yürürlükten kalkmasının ardından 4956 sayılı Kanunun 27. maddesiyle 1479 sayılı Kanunun 53. maddesine getirilen düzenleme uyarınca “...2926 sayılı Kanuna göre tahakkuk eden prim alacakları aylık olarak veya Kurumca tespit edilecek dönemlerde ödenir.

Ayrıca Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir.” hükmüne istinaden Tarım ... prim borçlarının “prim tevkifatı” yoluyla da tahsili öngörülmektedir.

Kuruma kayıt ve tescil konusunda bir başvuru ya da resen tescil bulunmasa da, Yasa kapsamına girenlerin prim borçlarının ürün bedellerinden kaynakta, “prim tevkifatı” suretiyle kesilmesi kayıt ve tescil iradesi anlamında olup, kesintiyi takip eden aybaşından itibaren sigortalılık hak ve yükümlülükleri doğacaktır.

Tüm bu açıklanan olgular karşısında, prim tevkifatının sigortalılık tescili olarak değerlendirilerek, prim borcunun ödenmesi gereken safhaya gelmesini ifade eden “tahakkuk” olgusunun somut olayda gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları bu doğrultudadır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle davacının 5458 sayılı Yasadan yararlanmak istemini içeren ve 30.06.2006 tarihinde postaya verilen dilekçeside değerlendirilmeksizin eksik inceleme sonucunda, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne varki, Dairemizce maddi hata sonucu bu yön gözetilmeyerek mahkeme kararı Onanmıştır.

O halde, davacı vekilinin maddi hata talebi kabul edilmeli ve Dairemizin 11.02.2009 tarihli Onama kararı kaldırılmalı ve yerel Mahkemenin 27.12.2007 günlü kararı Bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle maddi hata isteminin Yerel mahkemece reddine ilişkin Yerel Mahkemenin 08.05.2009 günlü kararının bozularak kaldırılmasına, Dairemizin 11.02.2009 gün, 2008/3265 Esas, 2009/1759 Karar sayılı Onama kararının kaldırılmasına, Mahkemenin 27.12..2007 günlü kararının BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ,29.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/8857, K. 2009/11380, 29 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/8857
Karar No
2009/11380
Tarih
29 Eylül 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/8857 K.2009/8442
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/8857 K.2009/9931
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/8857 K.2009/17532
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/8858 K.2009/11709
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/8858 K.2009/13104
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/8858 K.2009/9988

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.