KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2009/9318 E., 2010/2480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece 17.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % 16 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 20 , davalı işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu davacı tarafından davalı aleyhine açılan ... 2.İş Mahkemesinde 2004/2540 Esas,sayılı dosyasında 1.2.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat ile birlikte 15000,00 TL manevi tazminat istediği bu isteminden 1.2.2008 tarihli dilekçesi ile ıslahla manevi tazminat talep edilemeyeceğinden hakları saklı kalmak üzere vazgeçtiğini bildirdiği,mahkemece maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne,manevi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği kararın Dairemizce 16.03.2009 tarihinde onanarak kesinleştiği,bu dava ile davacının 35.000,00 TL manevi tazminat istediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Gerçekten, hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle manevi tazminatın bölünmesi bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması ya da sonradan isteme olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.09.1996 gün ve 1996/21-397-637 K. ve 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 K. sayılı kararları da aynı doğrultudadır.
Manevi zarar bir defa açıklandıktan sonra arttıralamayacağından bu ilke gözetilerek mahkemece davacı yararına 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 17.000,00 .TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/9318, K. 2010/2480, 9 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama