Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, davacının devam eden vergi, oda ve sicil kaydına göre uyuşmazlık döneminde Bağ Kur sigortalısı olduğu halde mahkemece kendi nam ve hesabına bağımsız çalışması bulunmadığı gerekçesiyle istemin kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp davacının 5.6.2009 tarihli prim ekstresin de görülen son prim ödeme tarihi olan 30.9.1997 tarihinden sonra da 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı devam ediyor ise de,
5510 sayılı Yasa’nın Geçici 17 (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.) maddesinde kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla,
prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığının durdurulacağı, prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği ve bu sürelere ilişkin Kurum alacaklarının takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmeyeceği düzenlendiğine ve davacının da primi ödenmemiş beş yıldan fazla sigortalılık süresinin bulunmasına göre davalı vekillerinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle sonucu bakımından doğru olan usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 16.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.