KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/9423 E., 2010/9275 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, iş kazası sonucu beden iş güç kaybına uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile ,16.818.00 TL maddi tazminat ile 8.000.00 TL manevi tazminatın 15.05.2006 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu %8.2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda, davacının %30 kusurlu olduğu, davalı işverenin kusurunun bulunmadığı, olayın oluşumunda %70 kaçınılmazlığın etkili olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
20.02.2007 tarihli dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere davacı, zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunurken, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin tam kusuruna dayanmasına ve 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre talep edilen miktardan bir miktar indirim yapılmak suretiyle manevi tazminatın belirlenmesi gerekirken isteğin aynen hüküm altına alınmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/9423, K. 2010/9275, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama