KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/9528 E., 2010/10451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Davacı iş kazası sonucu beden güç kaybına uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının hesaplanan maddi zararından takdiren %15 hakkaniyet indirimi yapılarak bulunan 6.685.85-TL maddi ve 8.000.00-TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacının 26.11.2004 tarihinde oluşan iş kazasında %5.0 oranında iş göremezliğe uğradığı olayda işverenin %75, işçininde %25 oranında kusurlu davranışların etkili olduğu ve zararın tazmininde davalı işverenin müzayakaya düşmeyeceğinin belirgin bulunmasına göre dava konusu olayda Borçlar Kanununun 44/2. maddesinin öngördüğü koşulların oluşmadığı gözetilmeksizin anılan maddeye dayanılarak zarardan hakkaniyet indirimi yapılması ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat alacakları üzerinden taraflar yararına ayrı ayrı avukatlık ücretine karar verilmesi gerekirken hüküm altına alınan toplam tazminat
miktarı üzerinden hesaplama yapılması ile yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/2. maddesinde belirtildiği üzere manevi tazminat isteminin kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı yararına belirlenen ücreti geçemez kuraluna aykırı olarak davalı yararına daha fazla avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/9528, K. 2010/10451, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama