KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/9620 E., 2009/11114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (iş) Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı, yaşlılık aylığı geç bağlanmasından dolayı faiz yürütülmesi gerektiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının yaşlılık aylığının geç bağlanması nedeniyle her ay için ödenecek aylığa ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece 25.04.2004-25.07.2007 dönemi ödenecek aylıklara ödenmesi gereken tarihten itibaren faiz hesaplanması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiş ise de bu sonuç yasaya uygun bulunmamıştır.
Yapılan incelemede davacıya davalı Kurumca 16.05.2006 tarihinde Dairemizce onanarak kesinleşen mahkeme hükmü gereğince, 01.11.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verildiği 01.11.2003-25.07.2007 tarihleri arasında birikmiş yaşlılık aylıklarının topluca ödemesinin yapıldığı, davalı Kurumca aylık bağlanmasına ilişkin mahkeme hükmünde de faize dair herhangi karar olmadığı ileri sürülerek faiz ödenmediği görülmüştür.
Davacının istemi, 25.04.2004-25.07.2007 tarihleri arasında faiz hesaplanması gerektiği istemi olup meblağ belirtilmemiştir. Bilindiği gibi eda davasının açılması gereken hallerde tespit davası açılamaz. Zira böyle bir tespit davası açmakta davacının hukuki yararı yoktur. Burada ileri sürülen iddiaların birikmiş aylıklardan doğan faiz alacağının ödenmesininin koşulları mevcut olduğu takdirde açılacak eda davasıyla talep edilmesi her zaman mümkündür. Bu itibarla mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/9620, K. 2009/11114, 13 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama