KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/9837 E., 2010/10295 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve menevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı işverenin işçisi olarak çalışırken 18.01.2006 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazası nedeniyle büyük oranda iş göremez duruma geldiğini ileri sürerek 1,00.- TL maddi, 15.000,00.- TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, davalı yanca davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine, 15.000,00.- YTL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
% 21,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının, iş kazasında % 50 ve davalının da % 50 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde davacı vekilinin davalının tam kusuruna dayanarak talepte bulunduğu, yargılama sırasında davacının % 50 oranında kusurlu bulunması dikkate alındığında, talepten bir miktar indirim yapılarak davacı yararına 13.000,00-TL manevi tazminat yerine talep aynen kabul edilerek 15.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/9837, K. 2010/10295, 21 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama