KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/9880 E., 2009/13738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
1.360 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 62.488,89 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan Özerler Tüketim Mad.Tic.A.Ş. ile ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine, ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar ile davalılardan Özerler Tüketim Mad.
Paz. Tic. A.Ş. vekillerince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.04.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan Özerler Tüketim Mad. Paz. Tic. A.Ş. vekili Avukat ... ile karşı taraf vekili Avukat ... geldiler.
Diğer davalılar adına kimse gelmedi.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacılar ile temyiz eden davalı Özerler Tüketim Mad. Paz. San. Tic. AŞ’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 02.01.2003 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davalılar ... ile Özerler Tüketim Mad. Paz. San. Tic. AŞ’den tahsiline, davalılardan ..., ... Gıda San. Tic. AŞ, Serinal Nakliyat Tur. Pet. Tic. Ltd. Şti’ne yönelik davanın ise reddine karar verilmiş ve bu karar, davacılar avukatı ile davalılardan Özerler Tüketim Mad. Paz. San. Tic. AŞ avukatı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davacılar murisinin ölümüyle sonuçlanan iş kazasında, sigortalının % 30, davalı işveren Özerler Tüketim Mad. Paz. San. Tic. AŞ’nin % 30 ve kazaya karışan aracı kullanan davalı ...’nın % 40 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291–370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş ... yararına 15.000,00-TL, anne ... ve baba ... yararına 4.000,00’er TL, kardeş ... yararına 3.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacı eş ... yararına 12.000,00-TL, anne ... ve baba ... yararına 2.000,00’er TL, kardeş ... yararına 1.000,00-TL’ sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan, dava konusu edilen iş kazasında, kazaya yol açan aracı kullanan davalı ...’nın, Serinal Nakliyat Tur. Pet. Tic. Ltd. Şti işçisi olduğu, keza, kazaya karışan çekici araç ile bağlı römorkun davalı Serinal Nakliyat Tur. Pet. Tic. Ltd. Şti’ne ait bulunduğu, dava konusu kaza nedeniyle davalı Serinal Nakliyat Tur. Pet. Tic. Ltd. Şti’nin kusurunun bulunmadığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık araç maliki, işleten ve istihdam eden olarak Serinal Nakliyat Tur. Pet. Tic. Ltd. Şti’nin kusuru bulunmasa bile tazminattan sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece davalı Serinal Nakliyat Tur. Pet. Tic. Ltd. Şti’nin kusurunun bulunmadığından davacılar murisinin ölümü ile sonuçlanan iş kazasında sorumluluğunun olmadığı sonucuna varılmış ise de varılan bu sonuç hatalıdır. Bu yönüyle davanın yasal dayanağının 2918 sayılı yasanın 85 ve Borçlar Yasasının 55. maddeleri olduğu açıktır. 2918 Sayılı yasanın 85.maddesinde araç maliki ve işletenin, Borçlar Kanunu’nun 55.maddesinde ise adam çalıştıranın sorumluluğu düzenlenmiştir. Her iki halde de yani gerek araç maliki ve işletenin ve gerekse istihdam edenin sorumluluğunun kusura dayalı sorumluluk olmadığı, işletenin sürücüsünün, istihdam edenin de çalıştırdığı kişinin zarar doğurucu eylemlerinden kusurları bulunmasa bile sorumlu olacakları ortadadır.
Hal böyle olunca da araç maliki işleten ve istihdam eden olarak davalı Serinal Nakliyat Tur. Pet. Tic. Ltd. Şti’nin kusursuz sorumluluğu bulunduğundan hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu olacağının kabulü gerekirken, kusurunun bulunmadığından bahisle anılan davalıya yönelik davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca da kabul edilen ve reddolunan miktarlar üzerinden ihtiyari dava arkadaşlarından her biri lehine ve aleyhine ayrı ayrı avukatlık ücretine karar verilmek gerekirken, avukatlık ücretlerinin toplam tazminat üzerinden takdiri hatalı olduğu gibi ret nedeni ortak olan davalılar yararına tek bir avukatlık ücreti yerine ayrı ayrı avukatlık ücreti takdiri hatalı olduğu gibi davacı tarafça yatırılan bilirkişi ücretlerinin tamamının yargılama giderlerinin hesabında dikkate alınmaması da usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/9880, K. 2009/13738, 27 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama