KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/10003 E., 2012/5246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, ... SSK sicil numarasıyla Kurum kayıtlarında 1691 doğumlu ... olarak yanlış geçen kaydının 1962 doğumlu ... olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacıya ait ... sigorta sicil numarası ile davalı Kurumun ... İl Müdürlüğü kayıtlarında 1961 doğumlu ... olarak hatalı görünen kaydın 1962 doğumlu ... olarak düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu tür davalar için özel bir ispat yöntemi öngörülmemiş ise de davanın niteliğinin kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda, mahkemece davalı ...'in çalıştığı işyerlerine ait dönem bordroları istenmeden, bordro tanığı niteliğinde olmayan tanık beyanlarına dayanılarak eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, davalı ...'in çalıştığı 24839 ve 26149 nolu işyerlerine ait dönem bordrolarını ilgili Kurumdan getirtmek, bu işyerlerinde çalışmanın adına kaydedildiği Halil ile aynı dönemde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tesbit edip talep edilen dönemde işyerlerinde kimin çalıştığı konusunda beyanlarına başvurmak, tanık beyanlarından davacı ile kardeşi olan davalının da aynı işyerinde bir dönem çalıştığı iddia edildiğinden, sözkonusu işyerlerinde ve talep edilen dönemlerde fiilen kimin çalıştığını hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/10003, K. 2012/5246, 5 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama