KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/10053 E., 2012/4845 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı ile davalılardan TKİ Genel Müdürlüğü vekillerince süresinde, ... Vekilince de süresi dışında temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
KARAR
1-HUMK'nun 427. maddesindeki parasal sınırları değiştiren 5219 sayılı yasanın 2/c maddesi ile 21.7.2004 tarihinden itibaren verilecek kararlarda 40,00-TL olan kesinlik sınırı 1.000,00 TL’ye çıkarılmıştır. Diğer bir deyişle 21.7.2004 tarihinden itibaren verilen kararların temyiz edilebilmesi için hüküm altına alınan miktarın 1.000,00-YTL’yi geçmesi gerekir.
HUMK’na 5236 sayılı yasanın 19.maddesi ile eklenen Ek-4.maddeye göre ise “Görev, kesin hüküm, istinaf, temyiz, Yargıtay’da duruşma, senetle ispata ve sulh mahkemelerindeki taksim davalarında muhakeme usulünün belirlenmesine ilişkin maddelerdeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on milyon lirayı (10,00-TL) aşmayan kısımları dikkate alınmaz.”
2009 yılında bu parasal sınır 1.400,00TL.olarak uygulanmıştır. Öte yandan 04.11.2009 gün ve 27406 sayılı Resmi Gazetede ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 392 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2009 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı % 2,2 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2010 yılında mahkemelerce verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 1.430,00-TL’sini geçmesi gerekir.
İnceleme konusu karar, bu tarihten sonra verilmiş ve ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ..., ... ..., ... ..., ... ...’tan her biri yararına 300,00’er TL’lık manevi tazminata ilişkin hüküm kesin nitelik taşıdığından 1.6.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak anılan davacılar bakımından manevi tazminata yönelik davalının temyiz dilekçesinin kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle reddine,
2- Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Olayda hüküm 14.06.2010 tarihinde temyiz eden Hazine vekilinin yüzüne karşı tefhim ve temyiz dilekçesine göre de 16.06.2010 tarihinde tebliğ, edilmiş temyiz ise temyiz defterine kayıt tarihi olan 14.07.2010 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir.
O halde, 1.6.l990 Tarih ve l989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da göz önünde tutularak davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddi cihetine gitmek gerekmiştir.
3- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu iş kazası sonucu ölüm nedeniyle ölen sigortalının kusurunun bulunmadığının anlaşılmasına, davalı işveren ile üçüncü kişilerin kendi aralarındaki kusur durumunun ilerde açılması muhtemel rücu davasında çözümünün mümkün bulunmasına göre, davacının tüm, davalı TKİ Genel Müdürlüğü’nün aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava 14.04.1990 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının nikahlı ve nikahsız eşi ile çocuklarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar süresinde davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
HUMK’ nun 74.maddesine göre “hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.” Hal böyle olunca da davacılar ... ... ve Hanım ... 11.08.1999 tarihli dava dilekçesi ile 350,00’şer TL manevi tazminat isteminde bulundukları, davacı ... ... için ise 11.08.1999 dava dilekçesi ile 13.04.2000 tarihli ek dava dilekçesinde toplam olarak 403,97-Tl maddi tazminat isteminde bulunduğu ve buna göre harç yatırdığı halde, taleple bağlılık ilkesine aykırı biçimde, davacılar ... ... ve Hanım ... yararına 3.500,00’er TL maddi ve davacı ... Uyar yararına 425,19-TL maddi tazminata karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/10053, K. 2012/4845, 29 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama