KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/10428 E., 2012/5488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 23/09/1999-10/07/2001 ve 17/07/2001-23/01/2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının davalı işverene ait ev işleri işyerinde 23.9.1999-10.7.2001 ve 17.7.2001-23.1.2006 tarihleri arasında kesintisiz geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının, davalı ... Ilcı (...)'a ait tescilsiz ev hizmetleri işyerinde 17/07/2001-23/01/2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş ise de; varılan bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işveren tarafından davacıya ait işe giriş bildirgesi verilmediği, davalıya ait ev işleri işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamına alınmadığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır.
Gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan tanıklardan bir kısmının beyanlarına göre davalıya ait konutun bulunduğu sitenin güvenlik görevlisi ve baçıvan işinde çalışanlar olup, beyanlarında davacının haftanın 3 günü davalıya ait evin temizlik işini yaptığını bildirdikleri, diğer davacı tanıklarının ise davacının akrabaları oldukları dolayısıyla kayıtlı tanık olmadıkları anlaşılmaktadır.Davalıya ait ev işyerine komşu işyerlerinde çalıştığı zabıta marifetiyle tespit edilmiş kişilerden kimsenin dinlenilmemiş olması nedeniyle, tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır.
Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez
Yapılacak iş; davacının davalı işverene ait ev işyerinde geçen çalışmalar yönünden, daha önce dinlenen güvenlik görevlisi, bahçıvan oldukları beyanlarından anlaşılan tanıkların kayıtlarını getirterek yeniden beyanlarını almak ayrıca apartman yöneticisi, komşu işyeri işverenlerinin bu işyeriyle ilgili fiili çalışmanın geçip geçmediğinin tespiti için ayrıntılı beyanlarını almak, ayrıca işyerine komşu olan işyerlerinin kayıtları celbedilip zabıta marifetiyle bu işyerlerinde çalışan kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının beyanlarını almak, özellikle ev işyerindeki çalışmanın sürekli ve haftanın yarısından fazla şekilde geçip geçmediğini belirlemek,
çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hatalı değerlendirme sonucu hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/10428, K. 2012/5488, 9 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama