KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/10530 E., 2012/5286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
721 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre ... dışındaki davacılarla davalının tüm, Davacı ...’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 04.06.2000 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen ... ’nın hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumu gelir bağlamadığından davacı anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel Mahkemenin emekli sandığı emeklisi olduğu anlaşılan davacı babanı maddi tazminat isteminin reddi ile davacı anne baba ve kardeşler yararına manevi tazminat takdirine ilişkin kararı isabetlidir. Ancak eksik inceleme ve araştırma ile davacı anne ...’nın maddi tazminat isteminin reddolunduğu anlaşılmaktadır.
Dava nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin olup, bu davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Sigortalının ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa'nın 12. maddesinde sigortalının iş kazası sonucu ölümü halinde hak sahiplerine gelir bağlanacağı, bildirilmiş 506 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde " geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babasına" ibareleri 29.7.2003 tarihli 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa'nın 35. maddesi ile değiştirilerek " sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Yasa'ya göre bağlanan aylık hariç olmak üzere bunlardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına" ibareleri getirilmiştir.
5510 sayılı yasa ile de buna benzer bir düzenlemeye gidilerek 34/d maddesinde “Hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve
babaya toplam % 25'i oranında; ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam % 25'i, oranında aylık bağlanır.” Düzenlemesine gidilmiştir. Bu tür yasaların yürürlüğe girmeleri ile birlikte derhal tesirini husule getireceği tartışmasızdır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. HGK.'nun 06.04.2005 tarihli, 2005-10-183 Esas, 2005-241 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda aylık bağlama hakkını doğuran olayın sözü edilen yasa değişikliği olduğu gözetilerek şartlar oluşuyor ise ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra ise aylığın ölüm tarihini takip eden aybaşından, ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce ise aylığa 01.09.2003 tarihinden itibaren hak kazanılacağının kabulü gerekir.
Somut olayda Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan tahkikat sonucunda olayın iş kazası olarak kabul edildiği ancak davacı hak sahibi anne ve babanın gelir bağlanması yönünden Kuruma yaptıkları başvuru üzerine Kurum müfettişinin yaptığı araştırma sonucunda düzenlediği 20.10.2000 tarihli raporunda babanın 15.02.1995 tarihinden beri emekli maaşı aldığı eşinin geçimini de sağladığının tespit edildiği, bu nedenle de anne ve babanın iş kazasında ölen sigortalının desteklerine ihtiyaçları bulunmadığından gelir bağlanması istemlerinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda babanın emekli olduğunun belirlenmesine göre 506 sayılı Yasa’nın 24 maddesi uyarınca iş kazası sonucu ölen oğlundan dolayı kendisine gelir bağlanmayacağından mahkemece baba için maddi tazminata hükmedilmemesi yerindedir.
Anne yönünden ise yukarıda açıklanan doğrultuda, gelir bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına yapılan başvuru reddedildiğinden davacı anneye SGK aleyhine dava açmak üzere önel vermek, o davayı bu dava için bekletici mesele saymak, kesinleşen mahkeme kararı ile dava reddedilmiş ise maddi tazminat isteminin reddine karar vermek, dava kabul edilmiş ise Kurumca bu işlemlerin yapılmasından sonra davacı anneye bağlanan gelirin hüküm tarihine en yakın tarihteki en son peşin sermaye değerini sormak, hüküm tarihine en yakın tarihteki veriler gözetilerek davacının maddi zararını hesaplatmak,
hesaplanan bu miktardan bağlanan gelirin en son peşin sermaye değerini düşmek suretiyle karşılanmayan maddi zarar miktarını tespit ederek sonucuna göre karar verilmek gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile davacı anne ...’nın maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacılardan ...’nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/10530, K. 2012/5286, 5 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama