KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/10988 E., 2012/6261 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, emekliliğe hak kazandığının tespitiyle biriken aylıkların yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz edenin sıfatına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, Kurum işleminin iptali ile Tarım ... sigortalılığı nedeniyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ve ödenmeyen aylıklarının yasal faizi ile davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulü ile davacının çakışan SSK'lı çalışmaları dışında kalan ve uyuşmazlık konusu olan 19.11.1988-01.04.2002 tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine,prim borcu bulunduğundan yaşlılık aylığına hak kazanamadığının tespitine,doğacak prim borcunu ödemesi halinde ödeme tarihini takip eden aybaşı itibariyle kısmi yaşlılık aylığına hak kazanacağının tespitine karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 389. maddesinde, mahkeme kararında taraflara yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür. Hüküm fıkrası, kararın esası olup, açık ve infazı mümkün olmalıdır. Şarta bağlı ve terditli olarak hüküm kurulamaz. Davanın açıldığı tarihteki duruma göre hüküm fıkrasında, asıl talep ile yardımcı talepler hakkında, şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde, açık olarak karar verilmelidir. Hüküm, davanın açıldığı tarihteki maddi ve hukuki duruma göre verileceğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre, ileriye dönük olarak ve şarta bağlı biçimde karar tesis edilmesi mümkün değildir.
Somut olayda, davacının prim borcu olduğundan yaşlılık aylığına hak kazanamadığının tespitine karar verildiği halde, sonraki bentte doğacak prim borcunu ödemesi halinde ödeme tarihini takip eden aybaşı itibariyle kısmi yaşlılık aylığına hak kazanacağının tespitine denilmek suretiyle ileriye dönük olarak ve şarta bağlı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/10988, K. 2012/6261, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama