İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/11420 K.2010/10714

Davacı, 01.02.1984-10.09.2004 tarihleri arası 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olmadığının bu tarihler arası 506 sayılı Yasa sigortalısı olduğunun, 10.09.2004 tarihinden itibaren ... sigortalısı olduğunun tespiti ile hizmetlerinin birleştirilerek yaşlılık…

Esas2010/11420Karar2010/10714Tarih1 Kasım 2010Okuma4 dk · 860 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/11420 E., 2010/10714 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Kasım 2010
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

860 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, 01.02.1984-10.09.2004 tarihleri arası 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olmadığının bu tarihler arası 506 sayılı Yasa sigortalısı olduğunun, 10.09.2004 tarihinden itibaren ... sigortalısı olduğunun tespiti ile hizmetlerinin birleştirilerek yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Davacı 1.2.1984-10.9.2004 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olmadığının, bu tarihler arasındaki 506 sayılı Yasaya tabi çalışmalarının geçerli olduğunun ve 10.9.2004 tarihinden itibaren de ... sigortalısı olduğunun ve hizmetlerinin birleştirilerek yaşlılık aylığını hak kazandığının tespitini istemiştir.

Mahkemece davacının 1.2.1984-10.9.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Yasaya tabi geçen çalışmalarının geçerli olduğunun tespiti ile bu tarihler arasını ... sigortalısı kabul eden Kurum işleminin iptaline, 10.9.2004 tarihinden sonra 1479 sayılı Yasa kapsamında çalıştığının tespiti ile koşulları gerçekleştiğinden talep tarihi kabul edilen dava tarihini takip eden aybaşı olan 1.1.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığını hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 12.10.2004 tarihinden itibaren devam eden vergi kaydının, 3.9.1985 tarihinden beri devam eden sicil kaydının, 30.1.1981-1.7.1987 ve 3.9.1985-3.7.1995 tarihleri arasında da oda kaydının bulunduğu, Haziran-1981 tarihli giriş bildirgesi ile 30.3.1981 tarihinde 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak tescilinin yapıldığı,

Kurumun 20.6.2006 tarihli işlemi ile davacının SSK tabi çalışmaları dikkate alınarak 30.3.1981-20.4.1982,1.7.1986-31.10.1986,3.1.1987-31.8.1989,1.11.1989-26.3.1991,25.4.1992-31.12.1993,1.7.1995-31.8.1995,1.3.1996-10.5.1997,6.8.1997-13.8.1997,19.11.1997-14.3.1998, 27.6.2000- 20.9.2000 tarihleri arasında ve 12.10.2004 tarihinden beri devam eder şekilde ... sigortalısı olarak kabul edildiği.

Kurumun davacının 30.3.1981-30.9.2010 tarihleri arasında 12 yıl 2 ay 11 gün ... sigortalısı olduğunu ve 23.784,19 TL borcu bulunduğunu bildirdiği, davacının 1.2.1984-10.9.2004 tarihleri arasında kesintili 3783 gün 506 sayılı Yasaya tabi çalışmasının bulunduğu anlaşılmaktadır. .

Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olması nedeniyle "çakışan sigortalılık" olarak adlandırılan, bir sigortalınını aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması hali, zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde yasalarda yer alan düzenlemelerle önceden başlayan sigortalılığa geçerlilik tanınarak isteğe bağlı sigortalılık ile zorunlu sigortalılığın çakışması halinde ise zorunlu sigortalılığa değer verilerek "çakışan sigortalılık" sorunu çözüme kavuşturulmalıdır.

Davacının 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı 30.3.1981 tarihinde başladığından bu sigortalılığa değer vermek gerektiği açıktır. Ancak 17.04.2008 gün ve 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 73.maddesi ile eklenen 5510 Sayılı Kanunun geçici.17 maddesi uyarınca.

Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla,

prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulacağı, prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmeyeceği belirtilmiştir.

Kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. İlke olarak her yasa yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyeceklerdir.

Ancak devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural “derhal yürürlüğe girme” niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. Sosyal güvenlik hukukunun ilgi alanı kamusal olup otoritesi kamu düzenini ilgilendirmektedir.

Bu nedenle sosyal güvenlik hukuku ile ilgili yasalar yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurur. Bu açıklamalar karşısında 17.04.2008 gün ve 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 73.maddesi ile eklenen 5510 Sayılı Kanunun geçici 17. maddesinin tamamlanmamış hukuki durumlara uygulanacağının kabulü gerekir.

Yapılacak iş davacının 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı için varsa yaptığı tüm prim ödemelerinin kapsadığı sigortalılık süresinin Kurumdan sorularak yapılan ödemelerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle 5510 sayılı Yasanın geçici 17. maddesinin yürürlüğe girdiği 30.4.2008 tarihi itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunup bulunmadığını tesbit etmek, 5 yıldan fazla prim borcu tesbit edildiği takdirde, primlerin tam olarak karşılandığı ayın sonu itibariyle sigortalılığı durdurmak, prim borcuna ait süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyerek bu dönemdeki 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığa geçerlilik tanımak suretiyle sigortalılık sürelerini belirledikten sonra sonuca varmaktır.

Mahkemenin kabulüne göre de davacı yaşlılık aylığı isteminde bulunduğuna göre birleştirilmesini istediği 1479 sayılı Yasaya tabi hizmetler için anılan Yasanın 35. maddesinde tahsis talebinde bulunulan tarihte pirim borcu bulunmaması gerektiği açıkça belirtildiği halde mahkemece davacının dava tarihi itibariyle pirim borcu olup olmadığı sorulmadan ve şarta bağlı hüküm kurulması mümkün olmadığı halde davacıya koşulları oluştuğunda dava tarihinden aylık bağlanması şeklinde hüküm kurulması ve bağlanmasına karar verilen yaşlılık aylığının 1479 sayılı Yasaya göre mi yoksa 506 sayılı Yasa hükümlerine göre mi bağlandığı belirtilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi de hatalı olmuştu.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/11420, K. 2010/10714, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/11420
Karar No
2010/10714
Tarih
1 Kasım 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/11420 K.2010/11042
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/11420 K.2010/10875
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/11420 K.2010/24450
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/11421 K.2010/15637
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/11421 K.2010/11076
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/11421 K.2010/13136

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.