KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/11491 E., 2012/6594 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacının asgari ücretin üzerinde kazançla çalıştığının tespitine yeterli delil bulunmamakta ise de, hesap raporundaki veriler ve hesap yöntemi dikkate alındığında, asgari ücretle hesap yapılsa bile dava dilekçesinde talep edilen miktarı aşar biçimde davacının karşılanmayan maddi zararının bulunduğu giderek, sözü edilen yanlışlığın sonuca etkisinin bulunmadığının anlaşılmasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 04.09.1993 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %19,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemence maddi tazminatın hesabına esas alınacak ücretin tespitinde yanılgıya düşülen bilir kişi raporunun hükme esas alındığı görülmektedir.
İş kazası sonucu meslekte kazanma gücünü kaybeden işçinin maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, davacının olay tarihindeki ücretine ilişkin olarak imzasını içeren bordro mevcut değildir. Yerel mahkemece, davacının olay tarihindeki ücretine ilişkin olarak tanık beyanları esas alınarak asgari ücretin 1,88 katı ücret üzerinden hesap yapılan hesap bilirkişi raporu hükme esas alınmışsa da, yöntemince sigortalının gerçek ücretinin araştırılması yoluna gidilmeksizin yalnızca tanık anlatımları ile belirlenen ücretin tazminatın hesabında esas alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, hesap raporundaki veriler ve hesap yöntemi dikkate alındığında, asgari ücretle hesap yapılsa bile, dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00-TL’nı miktarı aşar biçimde davacının karşılanmayan maddi zararının bulunduğu, giderek, sözü edilen yanlışlığın bu davada sonuca etkisinin bulunmadığının, ilerde açılması muhtemel ek davada değerlendirilmesinin mümkün bulunduğunun anlaşılmasına göre bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/11491, K. 2012/6594, 19 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama