KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/11717 E., 2011/12081 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 21.10.1989-01.07.1997 tarihleri arasında zorunlu SSK'lı çalışmaları dışında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının 506 sayılı Yasa kapsamında kalan sigortalı çalışmaları dışında 21.10.1989-1.7.1997 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun ve 01.08.2009 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının 19.11.1990 tarihinde Kuruma sunduğu dilekçesiyle tarım ... sigortalılığının iptalini istediği ve 1.7.1997 tarihine kadar tarımsal faaliyette bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten Tarım ... sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, gerek 506 ve gerekse 1479 sayılı Yasa'lar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa'nın 36 ve 10.maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 ve 1479 sayılı Yasa'lar kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından tarım ... sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 ve 1479 sayılı Yasa'lar kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise,
tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve anılan çalışmaların sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Öte yandan 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık zorunlu olup bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz. Yasa'nın 2.maddesine göre sigortalı sayılanların, sigortalı hak ve yükümlülüğünü ortadan kaldırmak amacıyla Kuruma sundukları dilekçe ve belgelere hukuki değer verilemez.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Davacının 01.01.1986 tarihinde 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı kayıt ve tescilinin re'sen yapıldığı, uyuşmazlık konusu 21.10.1989-1.7.1997 tarihleri arasındaki dönemde prim kesintisi ve prim ödemesinin bulunmadığı, davacının 506 sayılı Yasa kapsamında 22.10.1989-11.5.1990 tarihleri arasında 188 gün, 14.5.1993-1.6.1993 tarihleri arasında 16 günlük kısa süreli sigortalı çalışmalarının bulunduğu, Kurumun 22.10.1989 tarihinde başlayan 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışma nedeniyle davacının tarım ... sigortalılığının 21.10.1989 tarihinde durdurulduğu,
27.6.1997 tarihli prim ödemesi üzerine tarım ... sigortalılığının 1.7.1997 tarihinden itibaren yeniden başlatıldığı, davacının 19.11.1990 tarihinde Kuruma dilekçe sunarak prim ödeyecek ekonomik gücü bulunmadığından sigortalılık tescilinin iptalini istediği, Ziraat Odası kaydının 6.3.2009 tarihinde başladığı, zabıta araştırması sonucunda 40 dekar hazine arazisini işleyerek tarım ile geçindiğinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının tarım ... sigortalılığı 22.10.1989 tarihinde başlayan 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalı çalışması nedeniyle 21.10.1989 tarihinde durdurulmuş ve davacı Kuruma sunduğu 19.11.1990 tarihli dilekçesiyle sigortalılık tescilinin iptalini istemiştir.
2926 sayılı Yasa'nın 3.maddesinin ( b ) bendine göre davacının uyuşmazlığa konu 21.10.1989-1.7.1997 tarihleri arasındaki dönemde tarımsal faaliyetinin bulunduğunun belirlenmesi halinde 2926 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı kabul edilmesi gerektiği ve 19.11.1990 tarihli dilekçesine hukuki değer verilemeyeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarının da kısa süreli olması nedeniyle sigortalı çalışmanın sona erdiği tarihten itibaren tarımsal faaliyetin devam etmesi koşuluyla tarım ... sigortalılığının prim kesintisi,
prim ödemesi veya başvuruya gerek olmadan kendilğinden devam edeceği açık olup dosya kapsamında davacının tarımsal faaliyetinin yeterli ve gerekli bir araştırma ile hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, 19.11.1990 tarihinde Kuruma sunulan ve davacının tarımsal faaliyeti bulunmadığına dair belgeyi imzalayan köy muhtarı ...
Alkan ile uyuşmazlığa konu dönemde görev yapan ihtiyar meclisi üyelerini dinlemek, İlçe Tarım Müdürlüğü yazısına göre davacının Hazineden kiraladığı arazilerde tarımsal faaliyette bulunduğu belirtildiğinden İlçe Malmüdürlüğünden davacının arazi kiralamasıyla ilgili tüm belgeleri getirtmek, davacının dava konusu dönemde muhtarlık kayıtlarına göre nerede ikamet ettiğini, geçimini tarımsal faaliyetten elde ettiği gelir ile sağlayıp sağlamadığını ve tarımsal faaliyeti bulunmayan dönemlerde geçimini ne şekilde sağladığını araştırmak, davacının traktörü olup olmadığını ve hangi tarihte edindiğini araştırmak,
2926 sayılı Yasa'nın 10.maddesine göre tarımsal faaliyete karine sayılan kurum ve kuruluş kayıtları olup olmadığını araştırmak, hesap özetine göre davacının prim affından yararlandığı anlaşılmakla 1997 affından (4247 sayılı Yasa) yararlanarak ödediği primlerin karşıladığı süreyi Kurumdan sormak ve sonucuna göre davacının uyuşmazlığa konu dönemde tarım ... sigortalısı olup olmadığına ve yaşlılık aylığı almaya hak kazanıp kazanmadığına karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri ameaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/11717, K. 2011/12081, 1 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama