KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/11737 E., 2012/7260 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre, davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 26.08.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 8,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmişse ve bu karar süresinde davacı ve davalı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemenin maddi tazminata ve manevi tazminatın takdirine ilişkin kararı keza gelir bağlanması söz konusu olmadığından maddi tazminatın reddi nedeniyle avukatlık ücreti takdiri isabetlidir. Ancak maddi ve manevi tazminatta reddolunan bölüm üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/4 maddesi gereğince ayrı ayrı vekâlet ücretine karar verilmek gerekirken, manevi tazminatı isteminin reddi nedeniyle avukatlık ücreti verilmemesi isabetsizdir. Öte yandan davanın kısmen reddi halinde kabul ve reddolunan bölüm dikkate alınarak yargılama giderlerinin taraflar arasında bölüştürülmesi sırasında, kabul edilen miktara karşılık gelen miktarı aşar biçimde yargılama giderinden davalıların sorumlu tutulması da hatalıdır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/11737, K. 2012/7260, 3 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama